Make your own free website on Tripod.com
Blog Tools
Edit your Blog
Build a Blog
View Profile
« October 2014 »
S M T W T F S
1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 30 31
You are not logged in. Log in
Entries by Topic
All topics  «
Fethullah Gulen / Fetullah Gulen Movement
Tuesday, 30 August 2005
Hristiyanly?yn Mesihiyet Cenahy ady altynda Hristiyanly?a zemin hazyrlama faaliyetleri
Hyristiyanly?yn Mesihiyet cenahy

Vatikan'yn, misyonerlerin dinler kar?ysynda takynaca?y tavry belirleyen prensipleri arasynda en ilginc olany, dinlerin, evrensel Mesih'in geli? tarihi ile ba?lantyly olarak ele alynmasyny istemesidir.Vatikan'yn bu yakla?ymda anlatmaya caly?ty?y ?ey ?udur:

"Hyristiyanlyk dy?yndaki tum dinler ve dunya tarihi Mesihiyet kavramynyn i?aret etti?i misyonun evrenselli?ini destekleyecek ?ekilde yeniden yorumlanmaly ve Ysa Mesih'in cevresinde 'Hyristiyani bir evrensel tarih ve din anlayy?y' geli?tirilmelidir."

Buradaki kritik cumlenin de altana cizmek gerekiyor:
"Her dinde -elbette Yslamiyet'te buna dahil- mutlaka Hyristiyanly?yn inanclaryna tekabul eden bir yon bulunmaktadyr. Dinler ve bu arada Yslam, Hyristiyanlyk esas alynarak onunla caty?mayan, bilakis Hyristiyanly?y kabul edecek bir ?ekilde yorumlanmaly ve bu yolla Hyristiyanly?yn onu acylmalydyr."

Kysaca Vatikan ?unu demeye caly?yyor:
"Yslamy, Hyristiyanlyk icine hapsedin, Hyristiyanlykla cevreleyin ve Hyristiyani kavramlary one cykararak Hyristiyanla?tyryn!"

Bunun ne kadar tehlikeli bir yontem oldu?u herhalde bu cumlelerden sonra yeterince anla?ylyyor. Peki bu cok tehlikeli 'mesihiyet cenahy' meselesi icin acaba Fethullah Gulen ne diyor? Papaly?yn buram buram misyonerlik, Yslamy ku?atma ve teslim alma kokan hileli anlayy?y icin ne du?unuyor? Gulen'in a?zyndan ve Aksiyon'a yapty?y mulakattan bizzat acyklyyoruz:
"Bilhassa ahir zamanda Hristiyanly?yn ?efkat, sevgi, af, ho?goru ve diyalogda temsilini bulan mesihiyet cenahy on planda olacaktyr!"
(Aksiyon 14-20 ?ubat 1998...)

Y?te Vatikan ve i?te Fethullah Gulen!

Ayny tavanyn balyklary gibi davranyyorlar. Ayny kaptan yiyor ve ayny alfabe ile konu?uyorlar. Fethullah Gulen bu acyklamasy ile deyim yerindeyse Papaly?yn pasyny gole ceviriyor! Fethullah Gulen Vatikan'yn a?zy ve inancy ile konu?uyor.Maksat belli:
Yslam'yn sozum ona 'Hyristiyani' yorumunu yapmak ve Ysevi Muslumanlar uretmek!

Oysa Cenab-y Hak 'hak ile batyyly' kary?tyran Fethullah Gulen gibileri bakynyz Al-i Ymran 70 ve 71. Ayetlerde nasyl tersliyor:


"Gerce?i gorup bildi?iniz halde nicin Allah'yn ayetlerini inkar edersiniz"
"Neden do?ruyu e?riye kary?tyryyor ve bile bile gerce?i gizliyorsunuz?"

Allah Teala'nyn bu kadar acyk ve net olarak batylda olduklaryny, gerce?i gizleyip batyly savunduklaryny ifade etti?i kimseleri temize cykarmak ve onlaryn mesihiyet anlayy?ynyn ahir zamanda one cykaca?yny dinin bir emri gibi sunmak acaba hangi capta bir cinayettir. Karary siz verin!

Fethullah Gulen'in sarf etti?i "mesihiyet cenahy" dedi?i ?eyin Turkce tercumesi tekrarlayalym ki Hyristiyanlyktyr. Gulen, 'Yslam'yn Hyristiyanlyk boyutunu one cykaralym' derken yeterince acyk konu?uyor. Yani Yslamy 'Hyristiyanla?tyralym' diyor.
Fethullah Gulen 'Yslam icinde mesihiyeti, yani Hyristiyanly?y one cykaralym' derken bir de itirafta bulunuyor ...
"Mesihiyet cenahynyn, dinlerarasy diyalogda kendini buldu?unu bizzat ifade ediyor." Bir ba?ka tanymla '?ecaat arz ederken merdi kypti hyrsyzly?yn soyler' misali Dinlerarasy Diyalogun, Hyristiyanla?tyrma oldu?unu itiraf ediyor.
?imdi bu cumlelerin ardyndan Dinlerarasy Diyaloga, bu kurumun Turkiye temsilcisinin bizzat a?zyndan cykan bu itirafyn ardyndan gecebiliriz. Ve fakat, mesihiyet cenahy konusuna "Ysimsiz Hyristiyanlar" ile ilgili bir tesbiti ekledikten sonra...
Hyristiyan litaretarunde "Ysimsiz Hyristiyanlar" diye bir kavram var. Vatikan bunu ?oyle tarif ediyor:

"Ysimsiz Hyristiyanlar ya da 'vaftiz edilmemi? Hyristiyanlar' kavramy, Hyristiyan olmayan dinlerdeki ve kulturlerdeki mesihi (Hyristiyani) o?eleri benimseyen kimselere verilen addyr."

Yani 'Mesihiyet cenahyny one cykaryyorum' diyen Fethullah Gulen'in, Vatikan'yn lugatindeki kar?yly?y "Ysimsiz Hyristiyan"dyr..

Posted by fethullah-gulen at 7:27 PM EEST
Permalink
Diyalog ile aile yap?s?na Dinamit: "Diyalog'dan D???ne!"
Diyalog'dan D???ne!

Fethullah G?len'in ba?kanl???n? yapt??? Gazeteciler ve Yazarlar Vakf? 2000 y?l?nda Harran'da, T?rkiye'de ?u ana kadar yap?lm?? en etkili 'dinleraras? diyalog' toplant?s?n? d?zenledi. Toplant?da "?ifte vatanda?l?k" gibi bir benzetme ile "?ift din sahibi olma" mizanseni ortaya at?ld?. Yani hem H?ristiyan, hem de M?sl?man olabilme durumu...

Bunu ifade edebilmek, H?ristiyanl???n "hak" bir din oldu?unu geni? kitlelere duyurabilmek i?in ise bir M?sl?man kad?n ile bir H?ristiyan erke?in nikah? k?y?ld?!

Toplant?n?n resmi gazetesi rol?ndeki Zaman, bu sapk?nl??? 'diyalogdan d???ne' man?etiyle ve b?y?k bir co?ku ile okuyucular?na duyurdu! ??te 15 Nisan 2000 tarihli Zaman gazetesinin konuya ili?kin m?jdeli! haberi:

"Hz. ?brahim'in mekan?nda haham, papaz ve m?ft?n?n huzurunda kendisini kelime-i ?ahadet getirerek hem H?ristiyan hem de M?sl?man ilan eden ve aynen ?ifte vatanda?l?kta oldu?u gibi, ?ifte dinli olmak istedi?ini belirten Prof. Dr. Lester '?brahim Peygamberin mekan?nda dostlar?m?n da dualar?yla hayat?m? bundan b?yle Meryem ile birlikte dini nikah k?yarak s?rd?rmek istiyorum' dedi... ?? dinin dualar? ile salavatlar e?li?inde ger?ekle?en nikah merasimi, kat?l?mc?lar? derin ve anlaml? d???ncelere sevk etti."

Haber bu ve ger?ektende insan? derin ve anlaml? d???ncelere sevk ediyor!

?man ve ?l?? sahibi her insan herhalde ne b?yle bir olay?n i?inde rol al?r, ne b?yle bir olay?n propagandas?n? yapar ne de "s?z konusu nikah?n ?slam'a taban tabana z?t oldu?unu" ba??rmak d???nda bir tepki verir! M?sl?man bir kad?n?n, H?ristiyan erkekle imam-papaz-haham ??lemesi ile evlendirilmesi ?slam tarihinde bir ilktir. ??nk? M?mtehine suresinin 10. Ayetinde ge?en ?u ifade b?yle bir birle?meyi yasaklar:

"Bu kad?nlar o inkarc?lara helal de?ildir. Onlarda bunlara helal olmazlar"

??in bir ba?ka alt? ?izilecek taraf? da 'Fethullah G?len organizasyonu' olan bu evlili?in bizzat Papa taraf?ndan istenmi? olmas?d?r. A?ustos 1999 tarihinde Papa 2. Jean Paul, Roma'da yapt??? konu?mada "Avrupa'da M?sl?man erkeklerin H?ristiyan kad?nlarla evlenebildiklerini ve bu evlilikler sonras?nda kad?n ve ?ocuklar?n dinsel y?nden ?slam'a yak?nla?t?klar?n?, fakat M?sl?man kad?nlar?n H?ristiyan erkeklerle evlenememesi sebebiyle dengenin ?slam lehine bozuldu?u'nu" dile getirerek ?unu i?itiyordu:
"H?ristiyan erkekler M?sl?man kad?nlarla evlenebilmelidir."

Papan?n konu?mas?ndan gerekli dersi ??karan Harran toplant?lar?n?n ba?kan? Mehmet Ayd?n Cevab? ?u a??klama ile veriyordu:

"H?ristiyan erkeklerle evlenme yasa?? devam etti?i s?rece AB'ye giremeyiz. M?mtehine suresinin 10. Ayetinin buna engel te?kil ediyor. O nedenle gerekli ?al??malar yap?lmal? ve 'M?mtehine' engeli kald?r?lmal?d?r."

Nihayet M?mtehine engeli ve bu ?ok ?nemli "toplumsal korunma duvar?m?z" Harran toplant?lar?n?n kuca??nda, Fetullah G?len'in protestani ?nderli?inde yerle bir edildi.

Lester ile Meryem'in evlili?inin ??yle anlaml? bir mesaj? daha vard?:
"S?zkonusu birle?me ile sadece bedenler degil, dinlerde evlendirilmi?tir."

Dinlerin a?k?n birlikteli?i Vatikan'?n en temel hedeflerinden birisidir ve i?te bu sonu? Harran'da sergilenen bir s?z?m ona nikah ile hayata ge?irilmi?tir!
Evlilik adl? birle?me" ?slam? H?ristiyanl???n i?inde yok etmek" de demek olan "hem H?ristiyan, hem M?sl?man" iman modeli i?in diyalogcular ad?na en b?y?k medar-? iftihar olarak tarihe ge?ti!
?imdi de tarihe ge?en bu birle?menin ger?ekle?tirildi?i Harran toplant?s?n?n arkas?ndaki g?c?n kim oldu?una dilerseniz bir bakal?m. Fethullah G?len'e en yak?n isimlerden Abdullah Aymaz Harran program?n?n arkas?ndaki ismin ?nl? oryantalist ve misyoner Thomas Michel oldu?unu bizzat ?u s?zlerle ifade etti:

"Bir sene ?nce Thomas Michel'in teklifi ile g?ndeme gelen uluslararas? Hz. ?brahim sempozyumu ge?ti?imiz hafta ger?ekle?tirildi."
(Dipnot Zaman gazetesi 22.4.2000 tarihli n?sha...)

Toplant?n?n ev sahibi Gazeteciler ve Yazarlar Vakf? ba?kan? Harun Tokak ise s?z konusu H?ristiyan-M?sl?man evlili?ini ve toplant?y? medeniyetlerin bulu?mas? olarak nitelendiriyor ve ??yle diyordu:

"Bu co?rafyada 4 bin y?ld?r b?yle bir toplant? yap?lmad?. Harran toplant?lar?nda 12 ?lkeden gelen 3 semavi dine mensup bilim adamlar? bir sevgi medeniyetinin temellerin att?lar. Bu olay bir milat ve ba?lang?? olacakt?r."
Bu olay?n ger?ektende bir ba?lang?? oldu?una ve ola?an?st? geli?melere; ortak teoloji enstit?lerine, k?resel ilahiyat projelerine, dinlerin a?k?n birli?ine gebe oldu?una hi? ??phe yok. Ancak ve herhalde ?una da ??phe yok:

"Urfa'n?n koynunda Nemrut'u bar?nd?rmas? ne kadar onun kaderi ise, ayn? Urfa'n?n Hz. ?brahim'e yurt olmas? da onun kaderidir. Fakat Urfa'n?n ge?mi?inde ayn? anda hem M?sl?man, hem de H?ristiyan olmak hi? yoktur! Bizim dinimiz b?l?nme kabul etmeyece?i gibi ?erikte kabul etmez"

S?rat’tan ge?irilen papazlar…

Urfa toplant?lar?nda h?z?n? alamayan ve M?sl?man bir kad?nla H?ristiyan erke?i evlendiren FetHullah G?len, bu kez de 2004 y?l?nda Mardin'de d?zenledi?i toplant?da s?rat-? m?stakim k?pr?s? kurdurdu. Kas?miye medresesinde yap?lan toplant?da yine hahamlar, papazlar arz? endam ediyorlar, FetHullah G?len 3 din ilahiyat?n?n birlikte okutulaca?? e?itimin ?niversiteden, master-doktora seviyesine y?kseltilmesini istiyordu.
Toplant? i?in Kas?miye medresesinin ortas?na sembolik bir s?rat k?pr?s? kuruldu. Konu?malar bu k?pr?n?n ?zerinden yap?l?yor, 3 dinin temsilcileri s?rat-? m?stakim k?pr?s?nden ge?iriliyordu. B?ylece Harran'da verilen mesaj Mardin'de tekrar edilmi? oluyordu:
"Tek hak din ?slam de?ildir. H?ristiyanlarda-Yahudiler de kurtulu?a ermi?lerdir..." Bartalemeos'un de, FetHullah G?len'in de ortak dostu olan ve toplant? i?in ?zel bir davetle ?a?r?lan gazeteci Leyla Umar ?u ba?l?kl? k??e yaz?s? ile her ?eyi ?zetliyordu:
"Mardin'de b?t?n dinler s?rat-i m?stakim'den ge?ti..."

Leyla Umar, Bartelemous ya da Fethullah G?len.... Onlar hangi yalan-??r?k k?pr?y? kurarlarsa kursunlar, Allah'?n kurdu?u s?rat-? m?stakim'de ?u h?k?m?n kendilerini kar??lamayaca??n? m? zannediyorlar:

Posted by fethullah-gulen at 7:26 PM EEST
Permalink
Said-i Nursi'nin temellerini atty?y sapyk du?unce: Hyristiyanlarda ?ehit olabilir!
Hyristiyanlarda ?ehit olabilir!

Baty dunyasy icin fundemantalizmin 2 temel gostergesi vardyr:
1-Somurgecili?e ve haca boyun e?memek
2-?ehitlik kavramyna inanmak.

Bu baky? acysyndan cykan do?al birde sonuc vardyr ve o da ?udur:
"Batynyn somurgecili?ine ve Hac'yna "olursek gazi-kalyrsak ?ehidiz" diye kar?y cykan Musluman fanatiktir, fundemantalisttir."

Bugunlerde ulkelerinin Amerikalylar tarafyndan i?galine direnen Irak halkynyn ya da Ysrail'in vah?etine kar?y mucadele eden Filistinlilerin "terorist" syfaty ile isimlendirilmelerinin nedeni budur.
Yani bu insanlar i?gale kar?y cykyyorlar ve direni?lerinin gerekcesini de, yaptyklary ?eye inanclaryny da ispat eden 'olursek ?ehidiz' anlayy?yndan alyyorlar. Bu ko?ullarda denilebilir ki Yslam, madde planyndaki en buyuk gucunu ?ehitlik inancyndan toplamaktadyr. Yani ?ahadete inanyyorsanyz kar?y tarafyn maddi gucu ne olursa olsun hic bir ?ey sizi korkutamaz. Boylece bir taraftan muhatabynyzyn 'ben buyu?um ve gucluyum' uzerine kurgulanmy? psikolojik sava? takti?ini gerisin geriye gonderirken, di?er taraftan da dininize olan guveninizle du?manynyza meydan okumu? oluyorsunuz. Cunku ?ahadete inanmak; Musluman’yn dinine olan inancynyn, Yslam’yn, Hyristiyanly?a meydan okumasynyn ve Hyristiyanly?yn da tahrif oldu?unun gostergesidir. Cunku ?ayet 'Hak' dinseniz, buna inanyyorsanyz kutsalyny sizden alan din mensubunu Cennet'e gonderirsiniz! De?ilseniz, bu, kendi dininize olan inancsyzly?ynyzy ispat eder.

Boyle bir inancy olmayan ve kendi dinine de guven duymayan Baty dunyasy, i?te bu arka planla ?ehitlik kavramyna, Yslam'yn bu zenginli?ine kelimenin tam anlamy ile takyntylydyr. Kysaca Yslamy, Hyristiyanly?a kar?y aziz ve ustun kylan, bir "direnc kalesi" noktasyndaki ?ehitlik, bu insanlary fazlasy ile rahatsyz etmi?tir ve etmektedir. Batynyn ?ehitlik kavramyna inandy?y icin Turk ordusunu fanatik ve fundemantalist olarak damgalady?yny da biliyoruz. Tum mesele askeri ky?lalarda ve tatbikatlarda hucum emrinin "ALLAH-ALLAH" diye verilmesidir.
Unlu Graham Fuller'in ?u sozleri bu anlamda carpycydyr ve tum gizli niyetleri, korkulary bir cumlede ortaya koymaktadyr:
"?ehitlik kavramyny silmeden Yslamy yenemeyiz"

?u acyklamalarda ABD eski Ba?kany Ronald Reagan'a ait:
"Yakyn gecmi?ten bu yana gercek bir din sava?ynyn cykma ihtimaline ?ahit olmaktayyz. Bu sava?yn sebebi Musluman toplumlaryn, Hyristiyan ve Yahudileri oldurme u?runa hayatlaryn kaybetmelerinin kendilerini Cennete goturece?i du?uncesinde yatmaktadyr"

Reegan'yn cumlelerini 'Hyristiyan zulmune kar?y durmaya caly?an, vatanyny-namusunu muhafaza eden Musluman' olarak anlayabiliriz. Bugun Ortado?u co?rafyasynda ya?adyklarymyz herhalde tek ba?yna delil olarak yeter. Ama esas verilen mesajy okumamyz, o mesaja donmemiz gerekirse ABD eski ba?kany, Musluman'yn ?ahadet inancyndan rahatsyzdyr! Mevta Ba?kan carpytarak da olsa onu anlatmaya caly?yyor!
Ozetlersek "Olursem ?ehidim" dusturu bu medeniyetin en buyuk inancy ve silahydyr. Batynyn en korkunc silahlary bu iman kar?ysynda eninde-sonunda ma?lup olmaya mahkumdur. Oyleyse, baty adyna soyluyoruz yapylacak ?ey, bu itikady ortadan kaldyrmaktyr ve vazife 'iceriye' verilmi?tir. ?u cumleler Kastamonu lahikasy sayfa 111'den alynmy?tyr:
"Madem ahir zamanda hazreti Ysa'nyn dini hakikisi hukmedecek, Yslamiyet’le omuz omuza gelecek. Elbette ?imdi, fetret gibi karanlykta kalan ve Hazreti Ysa'ya mensup Hyristiyan mazlumlaryn cektikleri felaketler, onlar hakkynda bir nevi ?ahadet denilebilir!"

Y?te Hyristiyan hukukunu Yslam’la e?itleyen, Hyristiyan'y da ?ehitlik mertebesine yukselten inanylmaz bir tahrifat:
"Hyristiyan mazlumlar bir nevi ?ehittirler!"

Yslam'yn en temel kavramlaryndan birisi olan '?ahadet’in ici, i?te boylesine bir tahrifatla, Hyristiyanlar ?ahadet mertebesine yukseltilerek bo?altylyyor.
Gulen'in hocasynyn ?ehitlik mertebesine yukselterek ate?ten kacyrdy?y, Cennete ta?ymaya caly?ty?y Hyristiyanlar icin ise bakynyz Cenab-y Hak ne buyuruyor:
"?u muhakkak ki Allah kafirleri rahmetinden kovmu? ve onlara cylgyn bir ate? hazyrlamy?tyr. Onlar orada ebedi olarak kalacaklardyr. Kendilerini koruyacak ne bir dost ne de bir yardymcy bulacaklardyr."
(Ahzap suresi 64. Ayet)

Kimlerin Cennete girebilece?ini ise Bakara 111 ve 112 'de Allah Teala ?oyle acyklyyor:
"(Ehli kitap)Yahudiler ve Hyristiyanlar haric hic kimse cennete giremeyecek dediler. Bu onlaryn kuruntusudur. SEN DE ONLARA: E?er sahiden do?ru soyluyorsanyz delilinizi getirin de.
Bilakis kim Allah'a hakkyyla kulluk ederse onun ecri Rabbi katyndadyr. Oyleleri icin ne korku vardyr. Ne de uzuntu cekerler."

Fethullah Gulen'in de 1.Korfez Sava?ynda Amerikan bombardymany ile olen Musluman Irak'ly cocuklara a?lamak yerine, Saddam'yn atty?y birkac fuzeden yaralanan Ysrailli cocuklar icin soyledi?i ?u sozler bu manty?yn 40 yyl sonra da devam ettirildi?inin ispatydyr:
"Dun gece olen Ysrail'li cocuklar icin uzuntuden uyuyamadym. Sabaha kadar a?ladym."
Fethullah Gulen ve o ekolun Yslam'a verdi?i en buyuk zararlardan birisi belki de bu olmu?tur.
'Hyristiyanlykta hak dindir', '?ahadet sadece Musluman ait olamaz' diyerek Yslam'yn en guclu kurumlaryndan birini, ?ahadeti Graham Fuller'e, Ronald Reagan'a gore ayarlayan mantyk, bu yolla Hyristiyan i?galine kar?y duracak imany bozmak istemektedir. Yani hedef dini butunlu?umuz bozulurken, ayny anda milli butunlu?umuzu de bozmak, ulkeli ve co?rafyamyzy i?gale acyk tutmaktyr! Oyle ya e?er oldu?unuzde ?ehit olmayacaksanyz, ki kar?y taraf ?ehitse siz de?ilsiniz demektir, nicin sizden kat kat guclu du?mana kar?y sava?asynyz

Posted by fethullah-gulen at 7:24 PM EEST
Permalink
Dinler Aras? Diyalog ile ?man'?n ?art? 2'ye indirildi.
?man'?n ?art? 2'ye indirildi!

Fethullah G?len'in "Muhammed'e iman ?art de?ildir" c?mlesinin bilmiyoruz Vatikan kaynakl? oldu?unu s?ylemeye gerek var m??
Vatikan'?n Dinleraras? Diyalog sekreterli?ine atad??? Kardinal Rosanna, Dinleraras? Diyalog kurumunun sahibi olarak, Diyalogun ger?ekle?tirilebilmesi i?in ?u olmazsa olmaz ?artalar? ?ne s?rm??t?:
"Her din mensubu ba?ka dinlerinde do?ru olabilece?i ihtimalini kabul edecek, her din mensubu sadece Tanr?ya ve Ahirete inand??? takdirde ebedi kurtulu?a erece?ine ve cennete girece?ine inanmay? kabul edecektir"

Peki Vatikan, s?n?rlar?n? kendisinin ?izdi?i bu kural? kendisi a??s?ndan kabul etmekte midir? ??e oradan ba?layal?m.

Diyalogu, bir H?ristiyanl?k kurumu olarak olu?turanlar?n buna olumlu cevap vermesi elbette m?mk?n de?ildir. Dinleraras? Diyalog onlar i?in M?sl?manlar?n dinlerinden soyunduruldu?u bir s?re?tir, o kadar! Dolay?s?yla s?z konusu kural, yani 'Tanr?ya ve Ahirete inan?' d???nda bir iman ?art?n?n olmad???na inanmak, sadece M?sl?manlar a??s?ndan ge?erli olacakt?r.
Onlar Papa'n?n 25 Haziran 2000 tarihinde Sen Pietro meydan?nda ifade etti?i gibi Mesih'ten vazge?miyorlar:
"Kilise ile di?er dinler aras?ndaki diyaloga evet diyoruz Ancak ayn? zamanda Tek kurtar?c?n?n ?sa oldu?unu ilan etmek zorunday?z."

?man?; 'Allah ve Ahiret' olarak 6'dan 2'ye indirerek ?n?m?ze s?ren Vatikan'?n esas hedefi ?udur:

"Hz Peygamberi kelime-i tevhidden silmek. B?ylece Hz. Peygamber ortadan kald?r?larak, ?slam'?n nas?l isteniyorsa o ?eklide yorumlanmas?n?n -siz onu tahrif etme olarak anlayabilirsiniz- ?n? a??lacakt?r!"

Hemen ?unu da ekleyelim ki "Muhammed?r Resullulah" ? kelime-i ?ahadetten silen Fethullah G?len te?kilatlar?nda bug?n t?pk? Kardinal Rosanna'n?n dedi?i gibi ?man’?n 6 ?art?, ?oktan 2'ye indirildi! Evet yanl?? duymad?n?z. '?man'?n 6 ?art? 2'ye indirildi...'
??renci evlerinde "en ?nemli iman ?artlar?" ad? alt?nda bir e?itimle insanlar, sadece 2 iman ko?uluna, yani "Allah'a ve Ahirete inanma" ya indirgenmi? bir garip itikada y?nlendiriliyorlar! Bu yolla Hz. Peygambere iman? ak?llar?nca kalplerden silmeye ?al???yorlar.
Son s?z, Nur suresi ayet 62:
"M?minler ancak Allah'a ve Resul?ne inanm?? kimselerdir."

Fetullah G?len: Kur'an ayetleri ?ok sert!

Vatikan, ?slam d?nyas?n?n H?ristiyanla?t?r?lmas?n?n ?n?ndeki en b?y?k engel olarak ?slam'?n ?u 3 ?zelli?ini g?stermektedir. Bizzat Kardinal Rosanna'n?n ifadeleri ile aktar?yoruz:
"Diyalo?un ?n?ndeki birinci engel ?slam'?n hukuki karakteridir. ?kinci zorluk daha da b?y?kt?r; M?sl?manlar tarihi kritik metodunu yani 'b?t?n dini metinlerin insan ?r?n? oldu?u ve yaz?ld?klar? d?nemin ko?ullar?n? yans?tt???' iddias?n? kabul etmezler. ???nc?s?, ?slam kendisini Yahudilik ve H?ristiyanl??? iptal eden en son din olarak g?rmektedir."

Vatikan ?slam'?n i?te bu 3 temel vasf?ndan vazge?mesini, diyalogun ancak bunun ard?ndan m?mk?n olabilece?ini ifade ediyor.
Kardinal Rosanna'n?n bu ?nemli mesaj?n? bak?n?z Fethullah G?len nas?l i?selle?tiriyor ve Papa'y? nas?l selaml?yor?

"Kur'an-? Kerim'de H?ristiyanl?k ve Yahudiler hakk?nda kullan?lan ifadelerin ?ok sert oldu?u s?ylenir. Ge?mi? d?nemlerde, baz? H?ristiyan ve Yahudilerin apa??k ger?ek kar??s?nda g?sterdikleri inat, ayak diretme ve d??manl??? ifade i?in Kur’an’?n kulland??? ?slup, her zamanki H?ristiyan ve Yahudiler i?inde kullan?lacakt?r diye bir ?art ve mecburiyet olamaz. Bu t?r ayetlerde s?butu kat'iyye arand??? gibi, delalet-i kat'iyye de aranmal?d?r. Yani, bu ayetlerin Kur'an ayetleri oldu?u kesindir. Fakat, o ayetlerin ilk g?nden bu yana b?t?n Yahudi ve H?ristiyanlar? i?ine ald??? kesin de?ildir.
Kanatime g?re, tarihi hadiseleri kendi tarihsellikleri i?inde ele almal?, yani her hadiseyi kendi ?artlar? ve konumu i?inde de?erlendirmeli ve bug?nk? davran??lar?m?zda da bug?nk? tav?rlar? esas almal?y?z"
G?len'in konu?ma ve yaz?lar?nda ho?g?r? ve diyalog iklimi' sayfa 155...

??te size Fetullah G?len!

?nce "H?ristiyan ve Yahudilerle ilgili Kur'an ayetleri ?ok sertir" diyerek Kur'an? su?luyor. Ard?ndan "ha?a bu ?ok sert ayetler bug?ne de?il, indi?i d?neme, yani 1400 y?l ?ncesine hitap eder ve orada kalm??t?r, orada kalmal?d?r" diyor. Yani g?len hermen?tik yap?yor. Bir ba?ka deyi?le Kelime-i tevhitten Hz. Peygamber'i silen Fethullah G?len, bu s?zlerle de i?ine gelmedi?i noktada Kur'an’?n h?k?mlerini yok etmeye, onu tarihte b?rakmaya ?al???yor.
Halbuki Fethullah G?len hangi yalana s???nmaya ?al???rsa ?al??s?n. Hakk; de?i?mez, ezeli ve ebedi d?sturlar manzumesi demektir. Zaman?n ve mekan?n de?i?mesiyle herhangi bir de?i?ikli?e u?ramaz. ??te Ahzap Suresi ayet 62:
"...Allah'?n kanununda bir de?i?iklik bulamazs?n."

Zaman ve mekanla de?i?en e?ya ve olaylar, kabuk mesabesindeki vas?talar ve detaylard?r. ?z, mana, f?trat de?i?mez. O halde f?trat? esas alan, ekmel olan yani ne az? ne fazlas? olan ?slam elbette de?i?meyecektir. Kur'an bak?n?z Fat?r suresi ayet 43'de bu hakikati nas?l anlat?yor:

"...Allah'?n kanununda asla bir de?i?me bulamazs?n. Allah'?n kanununda kesinlikle bir sapma bulamazs?n."

?lmi ezeli ve ebedisiyle, sanat ve kudretiyle; latif ve Habir s?fatlar?yla Cenab-? Hakk'?n ezeli ve ebedi eseri olan ?slam elbette ki zaman ve mekan kay?tlar?na ba?l? olarak de?i?meyecektir.
Bunun pratik anlam? ?udur:?slam’?n ayetleri sert yada yumu?ak de?ildir. ?slam'?n bir k?sm?, hatta bir ayeti bile de?i?tirilemez. De?il bir ayet, Kur'an'?n bir kelimesine itiraz etmek veya inanmamak k?fr? gerektirir.
?imdi de Bakara 85. Ayet'in ?l??s?yle Fethullah G?len'in "Kur'an tarihseldir" yalan?n? par?alayal?m:

"...Yoksa siz kitab?n bir k?sm?na inan?p bir k?sm?n? inkar m? ediyorsunuz? Sizden ?yle davrananlar?n cezas? d?nyada ancak r?svayl?k; K?yamet g?n?nde ise en ?iddetli azaba itilmektir. Allah sizin yapmakta oldu?unuzdan asla gafil de?ildir."

Hat?rlatal?m ki Cenab-? Hakk'?n ism-i ?eriflerinden biride "Hakk"t?r. Allah (c.c.), "Hakk" oldu?una g?re bu ismin tecellisi gere?i, O'nun dini olan ?slam'da elbette hakt?r ve hakikattir.

??te AB ve ABD iman? sergileyenleri, k?blelerini Bat?ya ?evirenleri, Yahudi ve H?ristiyanlarla yarenlik etmenin akait temellerini atanlar? Kur'an b?yle tersliyor. Kardinal Rosanna'n?n talimat?n? yerine getirmek, Kardinal Rosanna'n?n eteklerini ?pmek i?in Kur'an'? tahrifata kalkan Fethullah G?len'i, Allah (c.c.), d?nyada r?svayl??a, ahirette azaba davet ediyor.

Son s?z: Fethullah G?len ne yapmaya ?al???rsa ?al??s?n; Kur'an? ?rtmeye, gizlemeye, tarihte b?rakmaya ?al???rsa ?al??s?n, ?slam 'son din' olarak ve o son din olman?n gere?i olarak da her harfi ile k?yamete kadar baki kalacak.
??nk? Allah'?n h?km? b?t?n ??plakl??? ile ortada ve bir y?ld?z gibi parlay?p duruyor:
"Hi? ??phe yok ki, Allah kat?nda yegane din ?slam'd?r." Al-i ?mran ayet 19

Posted by fethullah-gulen at 7:23 PM EEST
Permalink
Turk tarihini Batyya teslim etmenin ady olan Avrupa Birli?i filmi ve Diyalog
KOMUNYZM OLDU, ?YMDY NE YAPACAKSINIZ?

Ateizme kar?y sava?, yani Komunist Rusya'ya kar?y duvar ormek, bahsetti?imiz ekolun ifadesi ile kufr-u mutlak ile mucadele tum bunlar herkesin bilebilece?i gibi, ABD'nin tek kutuplu dunya oncesinde ortaya atty?y Sovyetler Birli?i'ni yykma siyasetidir. Washington bu yolla sozum ona Yslami bir ku?ak olu?turarak, Komunizmi cevreliyordu. ABD'nin stratejik olarak soyledi?i ve planlady?y ?eyler Ahmet ?ahin ve Fethullah Gulen'in hocasy tarafyndan bir tahrifata donu?turulerek, sozum ona Yslami bir kylyfa kavu?turuluyor.

"Ortada komunizm tehlikesi var. O nedenle Hyristiyanlarla yani Baty dunyasy ile ittifak edelim."

Bahsetti?imiz adres gerci bunu 'amentu ittifakyna' kadar goturerek muhtemelen bu i?in a?a babalaryny bile solluyor ve meseleyi iyice icselle?tiriyor. Ama ne gam o kadar yanly? kady kyzynda da olur! Ya da ?oyle soyleyelim: Onlaryn misyon heybesine de bu hizmet yuklenmi?!

Bugunlerde birtakym adresleri du?man gostererek; 1000 yyllyk Yslam ve 5000 yyllyk Turk tarihini Batyya teslim etmenin ady olan Avrupa Birli?i filmi de ayny yontemle vizyona surulmuyor mu? Y?te oyle bir ?ey... Yslam'yn, Musluman olmayanlara ili?kin 'en temel hukmu ve baky? acysy' saptyrylarak bir buyuk cinayet i?leniyor. 'Samimiyet, hakiki dindarlar, i?birli?i' gibi kavramlarla Hyristiyanly?yn onunu acyyorlar! Boylece buyuk foto?rafta bu karelerle netle?iyor; Tahrifatcylar ve "Ysevi Musluman" kavramyny daha o gunlerden ortaya atanlar, belli ki bugunlerin, yani Amentu ittifakynyn kilometre ta?laryny do?uyorlarmy?!
Hatta kim bilir dunyayy iki kutba ayyranlar belki de syrf bu sonucu kazanabilmek, Yslam’y tahrif edebilmek adyna bir Komunizm tehlikesi ve tehdidi olu?turdular.
Sovyetlerin bir gecede, tek bir kur?un atylmadan teslim alyndy?yny hatyrlarsak olmayacak bir ?eyi soylemedi?imiz anla?ylabilir! Avrasya Yslam ?urasy'nda Prof. Dr. ?aban Kuzgun, misyonerlerin Yslam inancyny ortadan kaldyrmak icin ateizmi bile destekledi?ini vurgulamy?ty. Kaldy ki ?u gunlerde o tehlike, yani komunizm tehlikesi de coktan bitti?ine ve Turkiye, Yslam dunyasy, ateizmin de?il Hyristiyan batynyn ve Yahudi inancynyn acyk tehdidi altynda oldu?una gore acaba kime, hangi tehlikeye kar?y Hyristiyanlarla ve Yahudilerle samimi ittifaklar gercekle?tirece?iz?
Hyristiyanlarla kuraca?ymyz ittifak icin kullanylan 'Dindar Hyristiyan' ifadesi de ba?ly ba?yna bir tuzak. Hyristiyan'yn dindary, samimisi de ne demek oluyor? Dindar Hyristiyan'dan kastedilen ?ey olsa olsa ve herhalde kendi dinini yani Hyristiyanly?y cok iyi ya?ayan; daha cok kiliseye giden, daha cok hac cykaran ve de mesela kendi inancy adyna Hacly seferine katylmayy arzulayan Hyristiyan demektir! Bir ba?ka tarifle 'dindar Hyristiyan' aslynda Yslam'a en uzak Hyristiyan demek de?il midir?

?imdi gelelim Fethullah Gulen'in aynyyyz diye bas bas ba?yrdy?y Hyristiyanlykla, Yslam'yn neresi e?it ya da aynydyr sorusuna?

Hyristiyan kaynaklara gore Hyristiyanlyk

Yazar Alev Alatly Dinlerarasy Diyalogu de?erlendirdi?i bir roportajynda ?oyle konu?uyor:

"Hz. Ysa'nyn canly tanry oldu?una inanan papazla, tevhide inanan bir imam ne konu?abilir? Bence ikisinden birisi yalan soyluyor"

Evet gercektende Gulen’in kendisi, hocasy ve talebesinin "ayny imana sahibiz" dedi?i Hyristiyanlyk Alev Alatly'nyn ifade etti?i gibi Hz. Ysa'yy "canly tanry", Hz. Meryem'i "tanry do?uran bakire " olarak goruyor. Tahrif edilmi? Hyristiyanlyk i?te boyle bir ?ey. "Hyristiyanlyk ile farky teferruat" olarak goren Fethullah Gulen'e, Hyristiyanly?yn tanrysynyn baba-o?ul ve Ruh-ul Kudus’ten olu?an "ucleme ilahlar" oldu?unu hatyrlatarak bir onemli noktanyn daha altyny cizelim:
"Aslynda Hyristiyan kaynaklarda Fetullah Gulen'i do?rulamyyor..."

Y.S. 325 yylynda Yznik'teki konseyde hazyrlanan ve bugunku Hyristiyan mezheplerinin hemen hemen hepsince resmen kabul edilen amentu, yani kredo: inanc bildirisinde aynen ?unlar yazylydyr:

1-Ben yeri ve go?u yaratan baba Tanry'ya
2-Ve efendimiz olan O'nun biricik o?lu Ysa'ya
3-Ruh'ul Kudus'ten gelen gebe kalana
4-Ve bakire Meryem'den do?ana
5-O'nun carmyha gerildi?ine
6-Cehennemlere indi?ine, ucuncu gun tekrar canlandy?yna
7-O?ul Tanry'nyn Goklere cykyp Baba Tanry'nyn sa?yna oturdu?una
8-Ruh-ul Kudus'e
9-Mukaddes Katolik kilisesine
10-Azizlerin cemaatine...inanyrym

Y?te Fethullah Gulen ve ?akirtlerinin ittifak ettikleri Amentu bu... Baba Allah, O?ul Allah ve Ruh-ul Kudus'ten olu?an teslis! Katolik kilisesini 'mukaddes' olarak goren ve buna inanmayy itikat olarak goren Hyristiyan itikady!
Bir onceki bolumde aktardy?ymyz ayet-i kerimeler bu muharref imana Cenab-y Hakk'yn ne buyurdu?unu ayan-beyan ortaya koymu?tu. Konuyu her gun be? vakit namazda okudu?umuz ihlas suresi ile kapatalym:
Kararynyzy verin! nasyl oluyor da Hyristiyanlykla, Yslam ayny kefeye konabiliyor. Y?te muhte?em ihlas suresi:

"Deki Allah birdir. Allah oncesiz ve sonrasyzdyr. O, do?urmamy?tyr ve do?rulmamy?tyr. Ve hicbir ?ey onunla mukayese edilemez."

Yhlas suresi ve bu suredeki 4 ayet ve bu dort ayet ile syralanan vasyflar, Hyristiyanly?a bir reddiyedir. Teslis inancyny savunanlara; O tek Allah'tyr.
Baba o?ul inancynda olanlara; O do?mamy? ve do?rulmamy?tyr.
Allah'y ba?ka ?eylere benzetenlere de; Hicbir ?ey onunla mukayese edilemez fermany ilahisi ile cevap verilmi?tir.
Tabii ki goren gozler ve i?iten kulaklar icin...

Muhammed Allah’yn Resuludur' hukmune gerek yok!

?u sozleri ?ayet ilk kez duyuyorsanyz kulaklarynyza inanamayacaksynyz. Ynanamayacaksynyz cunku bu lafy, kelime-i tevhide inanan birinin soylemesinin imkansynyz oldu?unu herkes bilir. Fethullah Gulen, Kuresel Bary?a Do?ru kitaby Sh.131'de bakynyz Hz. Peygambere kar?y hangi buyuk cinayet i?liyor:



"Herkes kelime-i tevhidi esas alarak cevresine baky?yny yeniden gozden gecirmeli ve yslah etmelidir. Hatta Kelime-i Tevhidin ikinci bolumune, yani 'Muhammed Allah'yn Resuludur' kysmyny soylemeksizin ikrar eden kimselere de merhamet nazaryyla bakylmalydyr..."

Duydunuz de?il mi? Kime rahmet nazary ile bakacakmy?yz?
Allah'yn Kuran’da kendileri hakkynda "Y?te gercek kafirler bunlardyr" dedi?i kimselere...
Yahudi'ye, Hristiyana 'merhamet nazary ile bakmalyyyz' diyerek sozum ona deliller ureten ve kufre kar?y ?efkat tuccarly?yna soyunan Fethullah Gulen ne hikmetse, o da? gibi sevgisini! Musluman kimli?i ta?yyan insanlara cok goruyor.

Y?te Gurbette Fethullah Gulen kitaby sayfa 25:

"Dunyada en nefret etti?im insanlardan bir tanesi Bin Ladin'dir. Turkiye'de oyle du?unen insanlar varsa onlarda canavarly?a kilitlenmi? insanlardyr."

Y?te Bin Ladin'den nefret eden ama 'Bin Ladin'i aryyoruz' bahanesi ile Afganistan'a, Irak'a ya?dyrdyklary bombalarla yuz binlerce insany katledenlere, mesela Bush'a sevgisini eksik etmeyen, Yahudi ve Hristiyana merhamet! dolu Fethullah Gulen portresi!
Yine Gulen'den devam edelim. Bu kez "Ho?goru ve Diyalog Yklimi" isimli kitabynyn 241. sayfasy:

"...Kur'an devamla, 'Allah'y byrakyp da, bazylarymyz bazylarymyzy Rab edinmesin ' diyor. Dikkat edin, bu mesajda, 'Muhammedun Resululah' yoktur."

Gulen'in sa? kolu Ahmet ?ahin de ayny konuda elbette, farkly bir frekanstan konu?muyor. Zaman gazetesi, tarih 17.4. 2000:

"Muhim olan kelime-i tevhit inancydyr. Hz. Muhammed'i kabul ve tasdik etmek ise ?art olmayyp bir kemal mertebesidir."

Bu cumleler kar?ysynda herkesi; her ?eyi bir tarafa byrakarak, varsa ?ayet bindirilmi? kyt'a kimli?inden cykarak, imanlary ile ba? ba?a, tefekkure davet ediyoruz. Bu i?in ?akasy, stratejisi yok, olamaz da... Kimse kimseyi kandyrmasyn. Musluman bu oyunu goremeyecek kadar saf de?ildir ve olamaz! Bahsetti?imiz ?eyin buyuklu?unu ve capyny isterseniz yeniden hatyrlatalym:
"Kelime-i ?ahadetten Hz. Peygamber sokulup atylyyor!"

1400 yyllyk Yslam tarihinde yapylmy? en buyuk tahrifatyn ady her ko?ulda budur. Yani u?runa alemlerin yaratyldy?y sevgili Peygamberimizi ortadan kaldyrmaya caly?mak! Yslam'y bitirmek! Musluman’y oksuz byrakmak, misyoner canavarlarynyn onunde savunmasyz bir ?ekilde yem yapmak! Kysaca Hyristiyanla?tyrmak!
Dahasy da var; Fethullah Gulen, sevgili Peygamberimizi katletmekle kalmyyor ayny zamanda kelime-i tevhidin ikinci bolumunu kabul etmeyenlere de rahmet nazary ile bakmamyzy istiyor. Ne diyor tekrarlayalym:

"Hatta Kelime-i Tevhidin ikinci bolumune, yani' Muhammed Allah'yn Resuludur' kysmyny soylemeksizin ikrar eden kimselere de merhamet nazaryyla bakylmalydyr..."

Yani Fethullah Gulen "Muhammed'e iman ?art de?ildir" derken, ?akirdi Ahmet ?ahin de "Hz. Peygamberi tasdik bir kemal mertebesidir" diyor. Peki Gulen, ?ahin boyle soyluyor da Allah, habibine yapylan bu saldyryya acaba ne diyor, biz asyl ona bakalym:


Once bunlara inat kelime-i tevhit: "La ilahe illallah muhammedur'resullulah"
"Allah'tan ba?ka ilah yoktur ve Muhammed(S.A.V.)onun kulu ve elcisidir."

Kelime-i ?ahadet her ?eye yeter ama biz devam edelim. Ali Ymran 32:

"Deki; Allah'a ve Peygamberlerine itaat edin. E?er yuz cevirirlerse muhakkak ki, Allah kafirleri sevmez."

Ali imran 31 ve Nisa 80 ise Allah'a giden yolun Hz. Peygamberden gecti?ini acyklyyor. Tabii boylece Gulen taifesinin kime du?manlyk etti?ini de:

"De ki; Allah'y seviyorsanyz, bana uyun ki Allah’ta sizi sevsin ve gunahlarynyzy ba?y?lasyn."
"Kim Resul'e itaat ederse Allah'a itaat etmi? olur. Yuz cevirene gelince, seni onlaryn ba?yna bekci gondermedik."

?imdide Ahzap 56-57. ayetleri aktaryyoruz:

"Allah ve melekleri Peygambere cok salavat getirirler. Ey muminler siz de ona salavat getirin ve tam bir teslimiyetle selam verin. Allah ve resulunu incitenlere Allah, dunyada ve ahrette lanet etmi? ve onlar icin horlayycy bir azap hazyrlamy?tyr."

Y?te Habibin inciteni lanetleyen Allah'yn hukmu ve i?te "Hz. Peygamber olmasa da olur" diyen Fethullah Gulen ve ?urekasy...
?unun da altyny cizelim ki Hz. Peygamberi ortadan kaldyrarak, Hz Ysa'nyn ve Hyristiyanly?yn onunu acanlary da yine Cenab-y Hak elinin tersiyle itiyor. Yani Hz. Muhammed'i(As)inkar, butun peygamberleri inkardyr. Y?te Ali imran ve i?te Fatyr sureleri:
"E?er senin peygamberli?ini yalanlarlarsa, kesinlikle senden onceki, apacyk ayetlerle, mucizelerle, dini delillerle, hikmetlerle dolu sayfalarla, aydynlatycy kitaplarla gelen peygamberler de yalanlanmy?, inkar edilmi? olur" (Al-i Ymran 184)
"E?er seni yalanlamy? olurlarsa, senden onceki peygamberler de yalanlanmy?, inkar edilmi? olur" (Fatyr suresi 35)

Posted by fethullah-gulen at 7:22 PM EEST
Permalink
Fethullah Gulen ve Nurlu Hristiyanlar
Dinlerarası Diyalog'un dunyadaki sahibi Vatikan, Turkiye'deki limanı yani bu işi ustlenen, Dinlerarası Diyalog kavramını Turkiye'nin gundemine oturtan, kurumsallaştıran, kendi ismi ile ozdeş hale getiren adresi ise Fethullah Gulen'dir. Bu anlamda Fethullah Gulen demek, Batının misyonerlik faaliyetleri ile gercekleştiremediğini 'Dinlerarası Diyalog' uzerinden hayata gecirmek, İslam'ın temel rukunlerinin icini boşaltarak, onun yerine Hıristiyanlığın bakış acısını ve mantığını oturtarak icra etmek demektir.

Hahamlar, Papazlar ve İslam maneviyatına kim duşmansa bu turden insan ve kurumlarla verilen ortak fotoğraflar, iftar yemekleri, o yemeklerde Papazlara okutulan iftar duaları, "hoşgoru odulleri" hep bu amaca yonelik deyim yerindeyse halkla ilişkiler (PR) calışmasıdır. Fethullah Gulen'in Papazsız-Hahamsız bir tek fotoğrafını bulmak, hic değilse bu donem icin imkansız gibi bir şeydir. Gulen'le hafızalara cakılan resim, Papa ya da Patrik Bartalemous'la aynı karede buluşulan, dolayısıyla ve bu yolla geniş Musluman kitlelerde meşruiyet zeminine oturtulmaya calışılan Hıristiyanlık ve Yahudiliktir. Yani hedef 'İbrahim’i dinler' kavramında mundemic olduğu iddiası ile Hıristiyanlığın ve Yahudiliğin onunu acmaktır.

Bu bilincli surec sonunda Hıristiyanlık ve Yahudilik toplumda, ama oncelikli hedef olarak Gulen'in cemaati uzerinde yılardır uygulanan başka psikolojik atraksiyonlarında katkılarıyla sozum ona 'hak' bir cerceveye oturtulmuştur. Geldiğimiz acı noktaya bir bakınız ki bugun Fethullah Gulen'in bir tek şakirdine "papazlar-hahamlar dini olculer icinde kotudur", "bu insanlar Hıristiyan veya Yahudi olarak Cennete giremez" dedirtemezsiniz. Onlara gore Allah'ın rahmeti geniştir ve Hıristiyan da-Yahudi de Cennete girecektir.

Yani Aristo mantığıyla teslim alınmış, haşa Allah'tan da merhametli bir mantık bu!

"Edison elektriği ureterek insanlığa en buyuk hizmeti yapmıştır. Dolayısıyla Edison cennete giremeyecek midir yani..." tartışmalarıyla alıştıra alıştıra yurutulen strateji, bugun yerini haham-papaz sevdasına bırakmıştır.
Fethullah Gulen ve teşkilatı bu inanılmaz Kur'an ve olcu dışı noktaya ve bu limanda yaşanan ihanete, aklın hafızanın alamayacağı bir "Din tahrifatı" ile oturmuşlardır.

Mesela Fethullah Gulen'in sağ kolu ve Zaman gazetesinin yazarı Ahmet Şahin'e gore "ehl-i kitapla Amentu’ de ittifakımız vardır."

Ahmet Şahin: Amentu’ de İttifakımız var!

Evet yanlış duymadınız Fethullah Gulen şakirdi Ahmet Şahin'e gore, ehl-i kitapla yani Hıristiyan ve Yahudiler ile aynı itikada, aynı imana sahibiz! Bunu soyleyenlerin bir zamanlar belli markalardaki yağları "domuz karışmış olabilir" gerekcesi ile tartışmaya actıklarını hatırlatarak, bugunlere nasıl bir psikolojik savaş yontemi ile hazırlandıklarının altını cizelim ve Ahmet Şahin'in 17 Nisan 2000 tarihli Zaman gazetesindeki yazısını behemehal dikkatlerinize sunalım:

"Zaten iyice bakıldığında gorulecektir ki ehl-i kitapla temel noktalarda birlikteyiz. Daha meşhur ifadesi ile Hıristiyan ve Yahudiler ile Amentu’ de ittifakımız vardır. Cunku Allah'ın gonderdiği kitapların hepsinde tekrarlanan aynı Amentu’ dur...
Bu temel noktalar bir Amentu’ den başka bir şey değildir ve biz ehli kitapla Amentu’ de muttefikiz!

Garip olan şudur ki ittifak ettiğimiz Amentu’ yu one gecirmeyip de ihtilaf ettiğimiz teferruatı ileri surup, mutlak kufre karşı dayanışmamıza engel olarak goruyoruz. Halbuki temelde ittifak varken, teferuaattaki ihtilaflara takılıp kalmak makul değildir"

Evet Fethullah Gulen'in sağ kolu Ahmet Şahin'in dediği şey bu... Yahudi ve Hıristiyanlarla 'Amentu' birlikteliğimiz var ve biz onlarla 'mutlak kufre' karşı birlikte aynı cephede yer alalım!

Ahmet Şahin'in bu ipe sapa gelmez akait dostluğunu değerlendireceğiz, aynı cephede yer almayı, mutlak kufru,(kısmi kufur mu var?) ilerleyen satırlarda İslami kaynaklardan cevaplandıracağız. O zaman goreceksiniz ki ortada işlenmiş katliam capında cinayetler var. Ama şimdilik şu temel noktaların altını sorularla cizelim:

 Ahmet Şahin'in ittifak ettiği Hıristiyanlık ve Yahudilik itikadı acaba nedir daha onemlisi acaba ne değildir?

 Tevhit esasına dayanan İslam ile teslis esasına dayalı Hıristiyanlık nasıl oluyor da 'aynı' oluyorlar?

 14 asırlık bir 'doğru' ile Yahudilik ve Hıristiyanlık 'kufur' olmaktan cıkarılarak nasıl bu kadar kolaylıkla aklanıp paklanabiliyor?

 Şahin hangi ortak Amentu’ den bahsediyor?

 1000 yıllık "olursek şehit, kalırsak gazi" inancı ile yapılan Hac-Hilal savaşları, Haclı seferleri, Hz. Peygamberin hayatı, Kuran, Sahabe, Şahadet, İstanbul’un fethi bunlar bir kalemde nasıl silinecek, bunlar icin nasıl teferruattır diyeceğiz, bunun hokus-pokusu acaba nedir?

Bu, karşılığı icinde yazılı sorulara 1400 yıllık İslam medeniyetinin akaidi ile cevaplar vereceğiz. Ama once Şahin'in bu konuda yalnız olmadığının altını cizdikten sonra. Fethullah Gulen şakirdi Ahmet Şahin'in ortaklık ettiği itikadın temelleri, kendi ustadına kadar uzanıyor. Yani Şahin'in altyapısını oluşturan ve onu cesaretlendiren şey aslında Dinlerarası Diyalog’dan da once aldığı eğitim ve kulturdur.

Emirdağ Lahikası sayfa 206'da bakınız neler soyleniyor neler:

"Ehl-i iman Hıristiyan’ın ruhanileriyle ittifak etmek ve medar-ı ihtilaf meseleleri nazara almamak, niza etmemek gerektir. Cunku kufr-u mutlak hucum ediyor."

Şu dustur! da yine ulu Hakan Abdulhamit hakkında "yaşasın zalimler icin cehennem!" diyecek kadar cinnet geciren ve olcusunu yitirmiş aynı adresten geliyor. Lem'alar sayfa 151...

" Ahir zamanda İsevilerin dindarları, ehl-i Kur anla ittifak edip muşterek duşmanları olan zendekaya karşı dayanacakları gibi, şu zamanda dahi ehli diyanet ve ehl-i hakikat değil yalnız dindaşı, meslektaşı, kardeşi olanlarla samimi ittifak etmek, belki Hıristiyanların hakiki dindar ruhanileri ile dahi medar-ı ihtilaf noktaları, muvakkaten medar-ı munakaşa ve niza etmeyerek duşmanları olan mutecaviz dinsizlere karşı ittifaka muhtactırlar."

Dağdağalı bir uslupla kaleme alınan bu iki yazıda ne deniliyor? Gelin isterseniz once onu Turkceleştirelim:

1-Hıristiyanlar ile samimiyetle ittifak edelim. Onlarla teferruata taalluk eden farklılıkları one cıkarmalıyım.
2-Bu ittifakın sebebi ateizme karşı mucadeledir.

Ahmet Şahin'i olduğu gibi onun fikir babasını da cevaplandıracağız! Bu ittifakı ve ittifakın gerekcesi olarak temellendirilen "ateizme karşı mucadele" yalanının şifrelerini cozeceğiz. Ama Fethullah Gulen ile halkayı tamamladıktan sonra...
Şahin'in ve ustadının samimiyetle birlikte olmaya cağırdığı Amentu’ de birliktelik icin Fethullah Gulen acaba ne duşunuyor?

Gelin şimdide Gazeteci Ertuğrul Ozkok'un 4.9.2000 tarihli yazısındaki başlıkla isimlendirmek gerekirse "Musluman rahip"in konuya ilişkin acıklamalarına bakalım...

Fetullah Gulen: İtikad'da da-Ahlakta'da birlikteyiz

www.m-fgulen.org/ isimli Internet sitesinde de yayınlanan yazısında Fetullah Gulen, Avusturya Melekler Hareketi liderine hitaben bakınız neler soyluyor:
"İslam'da ve Katolik Hıristiyanlıkta esas olan inanc hukumlerinden başka, her iki dindeki ahlaki esaslarda denilebilir ki aynıdır. Teferruat olan tali meseleleri bir tarafa bırakalım!"

Muhtemelen bu kritik ifadeyi duyuncaya kadar Fethullah Gulen'in sadece başortusune "furuattandır" dediğini sanıyordunuz! Yanıldınız işte, Fethullah Gulen'e gore İslam ile Hıristiyanlık arasında ne itikadı, ne de ahlaki olculer acısından hicbir fark yoktur! Fark teferruattadır!

Şimdi gelin Ahmet şahin'i, Fethullah Gulen'i ve hocalarını yani aynı şeyi soyleyen, aynı kaynaktan beslenen, aynı yolun yolcularını bir arada değerlendirelim.
Oncelikle bu buyuk carpıtma karşısında diyoruz ki uyanın! Bunlar Allah'a şirk koşan, oğulluk isnat eden Yahudi ve Hıristiyanlarla İslam arasındaki farkın teferruatta olduğunu, Amentu’ de bir olduğumuzu iddia ediyorlar!
Oysa Cenabı- Hak, Fetullah Gulen'in, Ahmet Şahin'in ve onların fikir babalarının "Amentu’ de muttefikiz, itikatda-ahlakta birlikteyiz" dediği Hıristiyan ve Yahudiler icin bakınız acık-acık ne buyuruyor:

Maide 5. Ayet:
"Şuphesiz ki Allah Meryem oğlu Mesih’tir' diyenler, and olsun ki kafir olmuşlardır."

İşte Cenabı-ı Hak, Gulen şakirtlerinin bir ve beraberiz dediği, oyle tasvir ettiği insanları boyle nitelendiriyor. Devam edelim Yine Maide suresi ve ayet 72-73:

"Andolsun ki 'Allah kesinlikle Meryem oğlu Mesih'tir' diyenler kafir olmuşlardır. Halbuki Mesih'Ey İsrail oğulları! Rabbim ve Rabbiniz olan Allah'a kulluk ediniz. Biliniz ki kim Allah'a ortak koşarsa muhakkak Allah ona Cenneti haram kılar; artık onun yeri ateştir ve zalimler icin yardımcılar yoktur demişti.

Andolsun 'Allah ucun ucuncusudur diyenler de kafir olmuşlardır. Halbuki bir tek Allah'tan başka tanrı yoktur. Eğer diye geldiklerinden vazgecmezlerse, iclerinden kafir olanlara acı bir azap isabet edecektir."

Kur'an goruyorsunuz buyuk iftirayı ve yalanı nasıl tuzla buz ediyor. Bu kez Tevbe suresi 31 ayet ile bozguncuların tahrifatını acık edelim:

"(Yahudiler) Allah'ı bırakıp hahamlarını, Hıristiyanlar da rahiplerini ve Meryem oğlu İsa'yı rabler edindiler. Halbuki onlara ancak tek Allah'a kulluk etmeleri emrolundu. O'ndan başka tanrı yoktur. O, bunların ortak koştukları şeylerden uzaktır."

Ve Tevbe suresinin 30. Ayeti...Bakınız Allah Teala 'Hristiyanla aramızdaki fark teferruattadır. Amentu ittifakımız var" diyenleri hangi sıfatla anıyor:

"Yahudiler, Uzeyr Allah'ın oğludur, dediler. Hristiyanlar da, İsa Allah'ın oğludur dediler. Bu onların ağızlarıyla geveledikleri sozlerdir. (Sozlerini) daha once kafir olmuş kimselerin sozlerine benzetiyorlar. Allah onları kahretsin! Nasıl da (hak'tan batıla) donduruyorlar."

İşte muhteşem bir Kur'an tasviri:
"Allah onları kahretsin(Onlar) insanları Hak'tan batıla donduruyorlar!"

Son sozu Ali imran100 ile Nisa 45. ayetlere bırakalım:

"...Ey iman edenler! Kendilerine kitap verilenlerden bir gruba uyarsanız imanınızdan sonra sizi yeniden inkarcılığa sevk ederler. Allah duşmanlarınızı sizden daha iyi bilir. Gercek bir dost olarak Allah yeter, bir yardımcı olarak da Allah kafidir."

Bu acık olculer altında Hıristiyan ve Yahudilerle aramızdaki farkı sıfırlayan Fethullah Gulen ve taifesinin oturduğu limanın adını Kur'an tarif etmiş oldu. Gelin şimdide bu insanların "Mutlak kufre karşı Amentu ittifakı edelim" dedikleri saptırmanın gercek yuzunu ortaya koyalım. Bakalım 'Mutlak kufur' neymiş, ne değilmiş?

Posted by fethullah-gulen at 7:20 PM EEST
Permalink
Diyalog tebli? de?il Kilise'nin misyonudur
Butun insanlar evet Allah’yn yaratty?y "yaratylmy?lar" ailesindendir. Fakat Muslumanlar bir aile (ummet), kafirler bir ba?ka aile (ummet)dir. Dunya toplumlarynyn bir tek aileye donu?mesini en fazla Yslam dini ister. Zaten Kuran insanlaryn ilk ba?ta bir tek ummet indi?ini bildirmektedir. Fakat insanlar (Yahudi ve Hyristiyanlar) syrf aralaryndaki azgynlyk ve kyskanclyklar dolayysyyla ceki?melere du?up parcalanmy?lardyr. (2/Bakara, 213; 10/Yunus, 19) Ylk ba?ta bir ummet (aile) olan insanly?y tevhit etmek icin gelmi? en son proje Kuran’dyr. ?u halde butun dunya insanlarynyn bir tek aile olmasyny temin etmek ancak Kuran mihverinde mumkun olabilir. Aksi taktirde, dinlerini parca parca etmi? bu insanlaryn bizim nazarymyzda hicbir itibary yoktur. (6/En’am, 159) Dunya milletleri Muslumanla?mady?y surece "biz bir aile" de?iliz. "Misak-y Milli" synyrlary icindeki "biz ayny gemide yolculuk etmekteyiz..." lakyrdysy global duzeyde kar?ymyza "biz bir aileyiz" diye cykmy? durumdadyr. Muminlerle munkirlerin bir aile oldu?u nerede gorulmu?tur? Muslumanlarla kafirler arasynda ebedi bir ayrylyk ve gayrylyk vardyr. "Allah bizleri Hyristiyanlar veya Muslumanlar olarak yaratmady; bizleri insan olarak yaratty!" sozu, dinlerin (daha do?rusu sadece Yslam’yn) belirleyicili?ini syfyrlamayy amaclayan bir demagojiden ba?ka bir ?ey de?ildir.

Butun insanly?yn bir ortak paydada bir araya gelmesi, Yahudi ve Hyristiyanlaryn yapabilece?i bir ca?ry de?ildir.

Cunku bu, onlary 14 asyrdyr ilzam eden Kuran’yn ca?rysydyr: "De ki ey Ehli Kitap! Sizinle bizim aramyzdaki ?u ortak ilkeye gelin: Allah’tan ba?ka hic kimseye tapmayalym! O’na hicbir ?eyi ortak ko?mayalym! Allah’y byrakyp da kimimiz kimimizi ilah edinmesin! E?er onlar yine yuz cevirirlerse, ‘?ahit olun ki biz Musluman’yz’ deyin." (3/Al-i Ymran, 64) Bu ayet, diyalogun ilkelerini, ?artlaryny, temel umdesini cok acyk bir bicimde ortaya koymaktadyr. Butun bu ayetlerde, Ysa’yy ilahla?tyran, tevhidi parcalayan Hyristiyan ve Yahudilerin ele?tirisi soz konusudur. Oyleyse diyalogun ilk ?arty, Ehli kitabyn bu ele?tirileri do?ru kabul etmesidir.

Dunyanyn nukleer silahlar, cevre kirlili?i, etnik sava?lar gibi ciddi tehlikelere maruz kaldy?y do?rudur. Fakat unutmamaly ki bugunku baty medeniyeti bir Yahudi-Hyristiyan medeniyetidir. Baty medeniyeti ve teknolojisi, Yslam’y barbarlykla e? tutan Yahudi-Hyristiyan zihninin urunudur. Muslumanlary hala barbar goren bir medeniyetin mensuplary nasyl olur da, Muslumanlaryn dininden istimdat edebilirler? Baty medeniyetine meydan okuma gucunu hicbir zaman yitirmemi? olan tek ciddi guc Yslam’dyr. Yslam ulkelerindeki yeniden dirili? hareketleri her ne pahasyna olursa olsun, maniple edilmek, rayyndan saptyrylmak istenmektedir. Y?te "dinler arasy diyalog" atraksiyonlarynyn esas gayesi budur.

Butun dinlerin cana kyymamak gibi ortak ilkelerinin oldu?u do?rudur. Fakat Bosna’da, Cecenistan’da, Afganistan’da, Ba?dat’ta, Hama ve Humus’ta, Filistin’de (ornekler cok fazla) insan katliamlaryna, Turkiye’deki tesettur yasa?y gibi zulumlere Yslam’yn dy?yndaki "dinler"in bir tenkidini hic kimse i?itmedi.
Turkiye’de, "Arabistan’a, Yran’a, Afganistan’a benzemeyen, humanist, ca?da?" bir Anadolu Yslam’y (Turk tipi Yslam) olu?turulmaya caly?ylmaktadyr. Burada laiklik ilkesi temel vurgudur. Ystanbul’da bir diyalog toplantysynda, Hyristiyan, Yahudi ve Zerdu?t temsilcilere kar?y son derece edilgen ve i?birlikci mesajlar veren "Musluman-Turk" diyalog temsilcileri, mesela Viyana’da (19 Kasym 2001’de) duzenlenen benzeri bir toplantyda, Avusturya'daki modelde, Musluman nufusun yuzde 60'ynyn Turklerden olu?masyna ra?men, Yslam dini temsilcili?inin bu ulkede yok denecek kadar az olan Suudi, Suriyeli veya Mysyrly Arap temsilcilere byrakylmasyny kabul etmiyorlar, diyalog ca?rysy, Arap-Muslumanlar soz konusu oldu?unda birden nefrete donu?uyor. Gerekce belli: Turkiye laiktir ve liberal Yslam’yn en onemli temsilcisidir! Halbuki e?er diyalogsa, ilk once kendi dinda?y ile, hem de en az bin yyllyk bir medeniyet ve kultur birlikteli?i olan dinda?laryyla diyalog kurmasy gerekmez mi?

?unu iyi bilmeli ki, Yahudilik yine ayny Yahudilik, Hyristiyanlyk yine ayny Hyristiyanlyktyr. Yahudiler hala kendilerini "tanrynyn kavmi" olarak bilmektedirler. Hyristiyanlar ise 1965 yylyna kadar Muslumanlary tekfir etmi?ler, kurtulu?un ancak Kilise’de oldu?una inanmy?lardyr. II. Vatikan Konsili bir lutuf olsun diye Muslumanlary da kurtulu?a erebilecekler listesine almy?ty. Guclu misyoner te?kilatlar Muslumanlary "Do?ru Yolda Yanly? Adymlar Atan" iman sahipleri olarak gormektedirler. Muslumanlary uygarla?tyrmak, bu vesileyle Hyristiyanla?tyrmak ilk hedeftir. Laikle?tirilerek "notralize" edilen Turkiye gibi ulkelerde yapylacak yo?un misyonerlik faaliyetleri ve ‘Evangelization’ gunumuzde Ekumenik hareketin olmazsa olmaz onko?uludur.

Yahudili?in ve Hyristiyanly?yn muharref oldu?unu bizzat Kuran haber verdi?i icin bunda hic ku?ku duymuyoruz. Kuran teslis akidesine de?inmekte ve teslise inananlaryn kafir olduklaryny soylemektedir. ("?uphesiz Allah ucun ucuncusudur diyenler kafir oldular..." 5/Maide, 73) Do?rudan do?ruya "Meryem o?lu Mesih Allah’tyr" diyenler de kafir olmu?lardyr. (5/Maide, 72) Tevbe suresinin 30. ayetinde Yahudilerin "Uzeyir Allah’yn o?ludur", Hyristiyanlaryn da "Mesih (Ysa) Allah’yn o?ludur" inancynda olduklaryna dikkat cekilmektedir.

Yahudiler de kitaplaryny tahrif etmi?lerdir. Bunlar kelimeleri yerlerinden tahrif eden, "i?ittik ve isyan ettik" diyerek Allah’a kar?y gelen bir kavimdir. Allah onlary kufurleri nedeniyle lanetlemi?tir. (4/Nisa, 46; 5/Maide, 13) Yahudiler ilk ba?ta kendi peygamberlerine ihanet etmi?ler, bircok peygamberi de oldurmu?lerdir. (2/Bakara, 61; 3/Al-i Ymran, 21, 112) Allah’yn ayetlerini inkar ettikleri, haddi a?tyklary ve peygamberleri oldurdukleri icin Allah tarafyndan kendilerine a?a?ylyk ve meskenet damgasy vurulmu?, Allah’yn gazabyna u?ramy?lardyr. (3/Al-i Ymran, 112) Kysacasy ne bugunku Yahudilik Musa’ya indirilen dindir, ne de Hyristiyanlyk Ysa’ya indirilen dindir.

Diyalog tertipcisi misyonerler (ve de i?birlikcileri) nifaklaryny "uc buyuk din" ve "Ybrahim’i Dinler" kavramyyla surdurmektedirler. "Uc buyuk din" sozu, kolayca anla?ylaca?y uzere, sahihli?i zedelenmemi? Kuran’yn dini Yslam’y, di?er iki muharref dinle ayny kefeye koyma amacy ta?ymaktadyr. Bu da Yslam’a yapylmy? en buyuk hakarettir. Katoliklik Pavlus’un o?retileri, Yahudilik de, muharref bir Kitab-y Mukaddes’e dayanan, Ysrail o?ullarynyn milli dinidir. Her iki dinin de teolojisi paganisttir. Uc buyuk din yalanyyla Hyristiyanlyk ve Yahudilik gibi iki be?eri din, Yslam gibi Ylahi, tahrif olmaktan korunmu? dinin seviyesine cykartylmak istenmektedir.

Benzer ?ekilde Yahudilik ve Hyristiyanly?a Ybrahim’i dinler demek de mumkun de?ildir. Cunku Yahudilerin ve Hristiyanlar’yn kendilerini Ybrahim Peygamber’e isnat etmelerini ilk ba?ta Kur’an reddetmektedir:
"Ey Ehli Kitap! Ybrahim hakkynda nicin tarty?yyorsunuz? Oysa ki Tevrat da Yncil de Ybrahim’den sonra ildirildi! Hic aklynyzy kullanmyyor musunuz?" (65)

"Y?te siz boyle kimselersiniz! Diyelim ki bilginiz olan ?ey hakkynda tarty?yyorsunuz, ama hic bilginiz olmayan ?ey hakkynda neden tarty?yyorsunuz? Halbuki Allah bilir, siz bilmezsiniz!" (66)

"Ybrahim ne bir Yahudi, ne de Hyristiyan idi! O, kendini Allah’a teslim etmi? bir Musluman’dy. O mu?riklerden de?ildi!" (67)

"Ynsanlaryn Ybrahim’e en yakyn olany, ona uyanlar, ?u Peygamber [Muhammed] ve ona iman edenlerdir. Allah muminlerin velisidir." (68)

"Ehli Kitap’tan bir kysmy sizi saptyrmak isterler. Fakat onlar asla kendilerinden ba?kasyny saptyramazlar. Bunun da bilincinde de?ildirler." (3/Al-i Ymran, 64-69).

Goruldu?u uzere Kuran "Ybrahim’i dinler" yalanyny ba?tan cok ciddi bir bicimde curutmektedir. Bu ayetlerde diyalogcu misyonerlerin pek cok iddialary cevaplanmy?tyr. Yahudi ve Hyristiyanlaryn Ybrahim (a.s)y sahiplenmeleri bu ayetlere gore bir kuruntudan ibarettir. "Ybrahim ne bir Yahudi, ne de Hyristiyan idi! O, kendini Allah’a teslim etmi? bir Musluman’dy. O mu?riklerden de?ildi!" demek, "siz Yahudiler ve Hyristiyanlar Musluman de?ilsiniz, mu?riksiniz" anlamyna gelmektedir. Sizin Ybrahim’e layyk de?ilsiniz demektir. Ybrahim’e, Peygamber Muhammed (a.s) ve ona iman eden muminler yakyndyrlar. ?u halde "Ybrahim’i dinler" yaftasy, Ybrahim’in dostu olamamy? iki muharref din mensuplarynyn Muslumanlar nazarynda me?ruiyet kesbetmek icin kotardyklary bir kavram karga?asydyr. Entrikalarynyn bir parcasydyr.

Akidevi farklyly?yn yany syra Ehli Kitap’la Muslumanlar arasynda bir sevgi ba?y da olu?mamy?tyr. Kuran gorece olarak Hyristiyanlaryn Muslumanlara kar?y Yahudilerden daha yakyn oldu?unu belirtmekteyse de (5/Maide, 82), Yahudi ve Hyristiyanlaryn Muslumanlardan asla razy olmayacaklaryny da 1400 sene oncesinden haber vermi?tir:

"Ne Yahudiler, ne de Hyristiyanlar, sen onlaryn dinlerine uymadykca senden memnun kalacak de?illerdir." (2/Bakara, 120)
Peygamber Muhammed (a.s)dan memnun kalmamy? olan Yahudi ve Hyristiyan taifesi, ba?ka hangi Musluman’dan memnun olabilir? Bunun cevaby belli: Onlarla i?birli?i yapan diyalogculardan!

Nitekim, Abant toplantylarynyn gediklisi Niyazi Oktem, Tima? yayynlarynyn yayynlady?y "Diyalog Yazylary" kitabynyn ‘onsoz’ mahiyetindeki "Nereden Cykty ?imdi Bu Dinler Arasy Diyalog?" ba?lykly ironik yazysynda, yukaryda kastetti?imiz i?birlikci diyalogculara ya?dyrdy?y ovguler bunun tipik bir orne?idir. Oktem, kendi kurgusuyla, dinler arasy diyalog fikrini ortaya atanlary "vatan haini, emperyalist u?a?y, gizli Hyristiyan, munkir, muste?rik, Turk milletini ve Yslam dinini yykmaya caly?an gaflet ve hyyanet sahibi" olmakla suclayanlary "a?yzlaryndan kopukler sacarak bary? giri?imlerini baltalayan, dar kafaly, fanatik murteciler ve kafatascy milliyetciler, eski Maocular" sozleriyle kufur ya?muruna tutmaktadyr.

Sorulmasy gereken sorular

Dinler arasy Diyalog surecinde ciddi ba?lantylara giri?enler, kim adyna, hangi yetkiyle boyle bir giri?imde bulunuyorlar? Bu giri?imlerini hangi ictihada dayandyryyorlar? Salon toplantylarynyn da otesinde birtakym gizli bulu?malarda, mahfillerde kime hangi vaatlerde bulundular? Kuran’yn acyk hukumlerini ayaklar altyna almaya bu ki?ilerin yetkileri var my? Butun bu sorular ne yazyk ki, sormasy gerekenler tarafyndan sorulmamaktadyr.

Sonuc olarak,

"Dinler arasy diyalog", Vatikan’yn insanlary Kilise'ye dondurme amacly misyonunun bir parcasydyr. Cunku Vatikan’a gore "yegane gercek din vardyr, o da Hyristiyanlyktyr." Papa: "Diyalog bir ve uc olan Tanry'nyn kendi hayatyna dayanyr... Boylece diyalog Kilise'nin kurtarycy misyonunun bir parcasydyr. Ba?kalaryna Yncil'in mesajyny o?retmektir" diyor. Kilisenin misyonu budur. Kardinal Joseph Ratzinger'e gore Papaly?yn uc esasly misyonundan ilki, kilise ve Katoliklerin birli?ini sa?lamak, Hyristiyanly?y Papaly?yn cevresinde birle?tirmektir. Ykincisi diyalog sureci ile di?er dinleri Papaly?yn etki alanyna almak, yani Hyristiyanly?yn potasynda eritmektir. Diyalog cabasy, Kilise bunyesindeki bir misyonerlik faaliyetidir. Kilise'nin Yncil'i yayma misyonunun bir parcasydyr. Misyonerlik gorevi ise, henuz Yncil'i kabul etmeyenlerle "saygyly bir diyalogu" gerektirir! Bununla beraber bir sorun daha var ki, Hyristiyanlaryn (Hans Kung) kendi itiraflaryna gore, "kilise dy?ynda kurtulu? yoktur" akidesini savunmak artyk zorla?my?tyr. Yani, tykanan Katolik ideolojisinin onunu biraz acmak gerekmektedir.

Yslam’yn bugunku anlamda bir diyaloga ihtiyacy yoktur. Yslam’yn, tebli? edilmeye ihtiyacy vardyr. Daha do?rusu be?eriyet Yslam’yn tebli?ine her zamankinden daha cok muhtactyr. Butun dunyayy ya?anabilir bir Dar‘ul-Yslam haline ancak Yslam getirebilir. Yeter ki Muslumanlar, onlerindeki bu muazzam gucun idrakine varabilsinler.

Posted by fethullah-gulen at 7:20 PM EEST
Permalink
Diyalog Avrasya Toplantylary
Mayys 2000’de Ystanbul’da ayny vakyf tarafyndan "Diyalog Avrasya Toplantylary"nyn II.si duzenlendi. Vakyf yine Mayys 2000’de Ystanbul’da "Ceyrek Asry A?an Gurur Tablosu" odul torenini duzenledi ve pek cok sanatcy, siyasetci ve gazeteci-yazara odul da?ytty.

Diyanet Y?leri Ba?kany M. Nuri Yylmaz Papa ile goru?mesinden sonra, Ysrail ba? hahamynyn ysrarly daveti uzerine Kasym 2000’de Ysrail’e gidecekti ki, Ysrail-Filistin caty?malary nedeniyle suresiz olarak ertelendi.

Dunya Kiliseler Birli?i, Ortado?u Kiliseler Birli?i gibi kurulu?lar yo?un bir ?ekilde dinler arasy diyalog etkinlikleri yapmaktadyr. UNESCO 2000 yylynda Aziz Pavlus’un memleketi olarak takdim edilen Tarsus’da tum azynlyklary kucaklayan bir toplanty yapty. Toplanty sonunda yayynlanan "Tarsus Deklarasyonu", temsilci tarafyndan rapor halinde Avrupa Konseyi’ne verildi. Y?bu deklarasyon 2000 yylynda duzenlenen uluslar arasy diyalog toplantylarynda, her fyrsatta Avrupalylar tarafyndan gundeme getirildi ve Turkiye tebrik edildi.

A?ustos 2000’de Diyanet Y?leri Ba?kanly?y, 47 dini liderin katyldy?y IV. Avrasya Yslam ?urasy’ny tertip etti.

Eylul 2000 tarihinde "Ho?goru Yyly ve Ynanc Turizminde Goller Bolgesi" isimli sempozyum duzenlendi. 2001 Yylynda, ba?ta Abant olmak uzere pek cok toplanty yapyldy.

En son olarak 2002 yyly ?ubat ayynda Ystanbul’da, Dy?i?leri Bakany Ysmail Cem Ypekci onculu?unde YKO-AB Ortak Forumu adynda, Yslam ulkeleri ile Avrupa birli?i Dy?i?leri bakanlaryny bir araya getiren bir diyalog toplantysy duzenlendi. Bu toplantylar saymakla bitecek gibi de?ildir. Yapylan butun toplanty ve temaslaryn tam dokumu cykartyldy?ynda bu saydyklarymyzyn birkac misli yer tutaca?y cok a?ikardyr

Ne?vu nema buldu?u kaynak Vatikan olan Dinler Arasy Diyalog caly?malarynyn hedef ve gayesi ne olabilir? Hristiyan Baty ve Yahudi dunyasy gercekten muslumanlarla diyalog icine girmek, onlary anlamak, aralaryndaki husumetleri gidermek istiyor olabilir mi?

Turkiye’de, ba?ta Fethullah Gulen grubu, onun onemli organy Gazeteciler ve Yazarlar Vakfy ve Diyanet te?kilaty olmak uzere "icerden" konu?an diyalogculary cok genel hatlaryyla iki kategoride de?erlendirmek mumkundur:

Birinci kategorideki diyalogcular, soz konusu Vakyf ve DYB gibi, ne yapty?yny bilen, belirli yerlere belirli vaadlerde bulunmu?, dolayysyyla diyalog faaliyetlerini belirli misyon gere?i yerine getiren ki?i ve kurumlardyr. Anylan bu kurulu?lar bir anlamda kendi halkyna kar?y Yahudi-Hristiyan medeniyetinin misyonerleri gibidirler. Bu kategoride yer alan ki?i ve kurumlary iyi niyetli, muslumanlaryn hayryna caly?an insanlar olarak gormek, siyasi korluktur, dunyada ve Turkiye’de ne olup bitti?ini gormemektir. Bir ihanet projesine "iyi niyetlidir" ka?esini vurmak, onu ihanet olmaktan cykartmaz.

Ykinci kategoride ise, bu ruzgara kendini kaptyran, siyasi bilgisi ve basireti ya hic olmamy? ya da dumura u?ramy?, akademik seralarda yeti?tirilen sus bitkisi gibi, depolitize bir bilim hedefiyle yeti?(tiril)en din bilgini, ilim adamy, ilahiyatcy unvanly ki?ilerdir. Bu gruptakiler, cok saf bir ?ekilde, gercekten Papalyk kurumunun ve birtakym Masonik te?kilatlaryn kendilerinin onderli?indeki bir Yslami diyalo?a ihtiyac duyduklaryny zannetmektedirler. Birinci kategoridekiler, misyoner te?kilatlaryyla giri?ilen bir misyoner faaliyetinin, yani bir ihanet ?ebekesinin elemanlary ise, ikinciler de bu ihanet ?ebekesinin ahmak dostlary cumlesinden sayylmalydyr. Eskiden beri her tokmak vurucunun bir "hyh" deyicisi bulunur.

Diyalog toplantylarynda serdedilen fikirlere bakyldy?ynda, diyalog ?u ?ekilde temellendirilmektedir:

I- "Farkly inanclara sahip insanlaryn bir araya gelmelerinde artyk zaruret vardyr! Yslam dini diyalog ve i?birli?ine hazyr, hatta zorunludur! Gercek, kimsenin tekelinde de?ildir; diyalog ortamyyla korkularymyzy ve umutlarymyzy payla?yryz. Acaba icine kapanmak ve yeni du?manlyklar elde etmek mi iyidir, yoksa birbirini tanymak, anla?mak, birbirine saygy gostermek, kar?ylykly olarak geleneklerini korumak geli?tirmek mi?!" "Allah bizi birbirimizden farkly olarak yaratty. Bu farklylyklara ra?men inananlar veya inanmayanlar olarak butun insanlyk ortak bir paydayla bir araya gelmeli. Butun insanlyk Allah’yn ailesidir, hepimiz bir aileyiz! Bizler farkly kultur ve inanclar mensubu olsak da, insan olma noktasynda birle?iyoruz. Allah bizleri Hrystiyanlar veya Muslumanlar olarak yaratmady; bizleri insan olarak yaratty!"

II- "Dunya bary?y icin dinlerin gucunden yararlanmalydyr. Dunyamyzyn gelece?i dinler ve kulturler arasy caty?maya de?il, diyalog ve ho?goruye ba?lydyr; bu cumleden olarak dunyayy tehdit eden siyasi veya ekonomik nedenli caty?malar; kimyasal ve nukleer silahlar, sanayile?me, cevre kirlili?i gibi tehlikelere kar?y dinlerin gucunden yararlanylmalydyr!"

III- "Butun dinler sevgi, bary?, adalet ve merhamet gibi kavramlary hararetle savunmakta ve gercekle?mesini istemektedir. Ayryca, cana kyymamak, yalan soylememek, hyrsyzlyk yapmamak, zina etmemek, kendine yapylmasyny istemedi?ini ba?kasyna da yapmamak gibi ilkeler Hz.Adem’den beri mevcuttur."

IV- "Avrupa birli?ine girebilmek ve Avrupa’nyn bir parcasy olabilmek icin diyaloga ve ulkemizdeki gayri muslimlere sarylmamyz gerekir. Anadolu Yslamy Arabistan’a, Yran’a, Afganistan’a benzemez; humanisttir, ca?da?tyr."

Bu gerekceler teker teker ele alyndy?ynda birco?unu tasdik etmekte hicbir musluman zorlanmaz. Bir kysmy ise gercekten kabul edilemez ve abuk-sabuk fikirlerdir. Fakat onemli olan bunlary bir butun halinde ele almak ve diyalog tertipcilerinin bunlarla nereye varmak istediklerini do?ru tespit etmektir. Her ?eyden once bilmeliyiz ki, Yahudi-Hristiyan diyalog tertipcilerinin tamamy birer misyonerdir. Yani belli bir misyonla gorevli insanlardyr. Onlary harekete geciren, gorevlendiren, yonlendiren ve nihayet, finansmanlaryny sa?layan kendilerine ait kurumlary vardyr. Bu anlamda Vatikan en ciddi aktordur. Dunya Kiliseler Birli?i gibi te?kilatlar bu amaca yoneliktir.

Gerek Yahudilik ve gerekse Hristiyanlyk, takiyyeci, icten pazarlykly, gizli faaliyetler yuruten dinlerdir.

Onlaryn sinsili?ine muslumanlaryn ayak uydurmasy mumkun de?ildir. Bunu, Aziz Pavlus acykca itiraf etmektedir: "Herkesten azadken, daha cok adam kazanayym diye kendimi herkese kul ettim. Ve Yahudileri kazanayym diye Yahudilere Yahudi gibi davrandym." ?eriaty olmayanlary kazanayym diye onlara ?eriaty olmayan gibi davrandym. "Zayyflary kazanayym diye zayyflara zayyf oldum; her surette bazylaryny kurtarayym diye herkese her ?ey oldum. Ve hepsini Yncil icin yapyyorum, ta ki onda hissedar olayym." (Yncil, Korintoslulara 1. mektup, IX/19-23)

Yahudilik ve Hristiyanlyk pek cok misyoner ve mason te?kilatyyla dunya siyasetine yon vermeye devam etmektedir. Muslumanlaryn yanyna sokulup diyalog yapma teklifleri kesinlikle Allah ryzasyna yonelik, samimi niyetlerden kaynaklanmamaktadyr. Bilakis gerek dunya siyaseti ve gerekse Turkiye uzerindeki hesap-kitaplary gere?i, devletlerinin politikasynyn bir devamy olan bir siyasi faaliyet icindedirler. Bunlara te?ne olmak ise yukaryda de?indi?imiz gibi ya hamakatin eseri, ya da ihanetin belgesidir.

Diyalo?un edilgen tertipcilerine gelince, evet onlar da birer misyonerdir, fakat dinlerinin de?il, tabi olduklary ya Turkiye gibi Laik-demokratik rejimlerin, ya da krallyklaryn, diktator rejimlerin misyonerleridir. Turkiye gibi ulkelerde diyalog soylemine katkyda bulunan herkes do?rudan rejimin gorevlendirdi?i kimseler olmayabilir. Fakat onlar da bu alanda rejimin bizzat yonetip yonlendirdi?i, en azyndan onunu tykamayyp kolayla?tyrdy?y bir duzene?in icinde yer almakta ve kendilerini kendi inisiyatifleriyle hareket eden diyalog tertipcileri sanmaktadyrlar. Her halukarda diyalo?un "muslumanlar" cephesi ya Yslamy protestanla?tyrma, bir sekuler islam olu?turma projesinin do?rudan ajanlaryndan olu?makta, ya da bu projelerin pek de farkynda ol(a)mayan, olsa da buyuk bir aymazly?yn icinde bulunan bilincsizlerden olu?maktadyr. Bu ikinci durum da en azyndan birinci kadar tehlikelidir. Cunku bu ki?iler sayesinde, diyalog ca?rysy gercekten samimi ve hayra hizmet edici zannedilmektedir.

Muslumanlar kendi memleketlerinde yasakly iken, varlyklary kabul edilmez, dolayysyyla muhatap kabul edilmezken, uluslararasy capta dinlerarasy diyalog halkasyna ca?rylan kimseler olmalary garip de?il midir? Kendi keline merhem suremeyen insanlar, global kellikleri tedavi etmek icin ca?rylyyorlarsa, bunda bir hinlik aramaly de?il midir?

Posted by fethullah-gulen at 7:19 PM EEST
Permalink
Diyalogun kelime anlamy?
Dinlerarasy Diyalog hakkynda bilmek istedi?iniz her?ey!

Yunanca dialogos kelimesi fransyzca’ya dialogue olarak gecmi?, Turkce’de diyalog olarak kullanylmaktadyr. Kar?ylykly konu?ma demektir.

Ki?iler ya da, ideolojik, siyasi taraftarlarla kar?ytlary arasynda, ayrylyk konulary uzerinde bir anla?maya, gecici veya kalycy bir uzla?maya varmak icin goru?up konu?maya, ili?kiler geli?tirmeye diyalog denmektedir.


****

"Dinler arasy diyalog" ise, adyndan anla?yldy?y uzere, farkly yrk ve kulturlerden, de?i?ik inanc, kanaat ve siyasi anlayy?tan insanlaryn bir araya gelerek kavga etmeden birbiriyle konu?masy, belirli ortak ilkeler / ana ba?lyklar uzerinde uzla?ma arayy?lary; birbirlerine ho?goruyle bakarak, ortak meseleler etrafynda konu?up tarty?ma ve i?birli?i yapmalary olarak tanymlanmaktadyr.

****

Diyalogu istenen "dinler", kronolojik syraya gore, Yahudilik, Hyristiyanlyk ve Yslam’dyr. Bu uc dinin diyalogu meselesi nereden cykty, buna gecmeden once, "dinler arasy diyalog" faaliyetlerinin tarihi gecmi?ini kysaca incelememiz kacynylmazdyr.

****

Dinler arasy diyalog konusunda kalem oynatanlar, dinler arasy diyalog surecini peygamber zamanyna kadar goturmekte, Kuran’yn (Al-i Ymran, 64 gibi) kimi ayetlerini de buna delil olarak sunmaktadyrlar. Fakat bu gonderme, benzer konularda oldu?u gibi, Kuran’y, batyl bir davaya alet etmekten ote bir ?ey de?ildir. "Dinler arasy diyalog" olgusu, misyonerik bir gecmi?e sahiptir ve Hz. Peygamber donemine kadar uzanmaz. Yslam’yn ilk doneminden ba?lamak uzere [Yahya ed-Dyma?ki (o.754), bilahare Musa b. Meymun (Maymonides) (o.1204) vb..] pek cok ehli kitap bilgini en ba?ta Kuran’y ele?tirmi?ler, Muslumanlar da onlara cevap vermi?lerdir. Ortaca?da Ba?piskopos’un sarayynda Hyristiyan-Musluman-Musevilerin tarty?mak icin bir araya geldikleri bilinmektedir. Ayryca, Ybn Ru?d, Farabi ve St. Thomas birbirlerini etkilemi?lerdir. Butun bunlar diyalog de?ilse, diyalog nedir?

****

"Dinler Arasy Diyalog" faaliyetleri, Judeo-Hyristiyan medeniyetinin ciddi bir du?man olarak gordukleri Yslam’y bertaraf etme planlarynyn bir gere?i olarak ba?lamy?tyr. Aslynda Yahudi ve Hyristiyan medeniyetinin Yslam’a du?manly?y, Hicret takvimiyle ya?yttyr. Medine Yslam devleti belirli aralyklarla, en ciddi badireleri Yahudilerle ve Hyristiyan Bizans’la atlatmy?ty. Fakat muminler toplulu?unu bertaraf edememi?lerdi. Batylylaryn Yslam’y ve Muslumanlary du?man olarak gormelerinin en onemli bir nedeni de, somurgecilik ve misyonerlik hizmetlerinin Muslumanlar tarafyndan engellenmesidir. (Norman Daniel) Edinburg’da islami caly?malaryn kurucusu olan Sir William Muir 1897’de "Muhammedanizm Hyristiyanly?yn yegane, en acyk en tehlikeli du?manydyr" diyor, "yalancy peygamber (Muhammed) bizim karanlyk ulkemizin tanrysy olabilir mi?" sorusuyla ofkesini dy?a vuruyordu.

****

Misyonerler 1950’lerde dunyanyn 25 buyuk ?ehrinden 18’inin buyuk co?unlukla Hyristiyanlarla dolu oldu?unu biliyorlar, 2000’lerde 17’sinin, buyuk co?unlu?u Hyristiyan olmayanlarla, yani Muslumanlarla doldurulaca?yny; bunun otesinde bu super islami merkezlerin islami neo-fundamentalizmin yata?y olaca?yny var sayyyorlar. Oyleyse, soz konusu 2000’li yyllar gelmeden once mutlaka bir ?eyler yapylmalyydy ve de yapylmaktadyr...

****

Kulturler arasy ve dinler arasy diyalog konularyyla ilgilenen ilk isimler (mesela Paul F. Knitter) "Dunya Misyonerleri Toplulu?u" gibi te?kilatlaryn uyesidirler. Esas olarak dinler arasy diyalog faaliyetini ba?latan, Katolik kilise Vatikan’dyr. Vatikan’yn uc yyl icinde (1962-1965) gercekle?tirdi?i unlu II. Vatikan Konsili dinler arasy diyalog caly?malary acysyndan cok onemlidir. Dinler arasy diyalog faaliyetleri bu konsilden sonra ciddi bir ivme kazanmy?tyr.

****

II. Vatikan konsilini 1962 yylynda, Turkiye’de uzun yyllar kalmy?, Turk ve Musluman dostu olarak lanse edilen Papa XXIII John tertip etti. Do?rusu Turkler(!) de bu Papa’yy cok sevmi? olmaly ki, bu zatyn 2000 yylynda aziz ilan edildi?i torene Turkiye’nin Kultur Bakany da katylmy?, hatta Ystanbul’daki Vatikan Buyukelcili?i’nin bulundu?u soka?yn ady de?i?tirilerek oraya, Papanyn kardinallik ady verilmi?tir. II. Vatikan Konsili’nde dinler arasy diyalog caly?malarynyn yapylmasyna karar verilmi? ve bir dinler arasy diyalog sekreteryasy kurulmu?tur. Kararlary 1965 yylynda acyklanan bu konsilde Vatikan ilk kez "Hyristiyanlyk dy?ynda kurtulu?un olabilece?ini" resmen kabul etmi?tir. Bu karar, Kilise’nin artyk Muslumanlary da "kurtulu?a erebilecek olanlar" zumresinden saymasy anlamyna gelmekteydi. II. Vatikan deklarasyonunda (Nostra Aetate) Hyristiyanlarla Muslumanlaryn ayny ezeli ve ebedi, ba?y?layycy ve her ?eye kadir v.d. bir tek Tanry’ya ibadet ettikleri vurgulanmaktadyr. Hemen arkasyndan ise, "Her ne kadar Ysa’yy tanry olarak kabul etmeseler de O’na bir peygamber olarak buyuk saygy gosterirler. O’nun bakire annesi Meryem’e de ayny ?ekilde hurmet ederler..." kararyyla, Muslumanlary ilk kez "hidayet" cercevesi icine dahil ediyorlardy. Oysa Hyristiyanlarla Muslumanlaryn "ayny tanryya ibadet etti?i" do?ru de?ildir. Bunu Kilise bildi?i icin 1965 yylyna kadar Muslumanlary dalalette gormu?lerdi. Bu metinde Ysa’nyn Allah’yn o?lu oldu?u ve teslis inancy aynen muhafaza edilmi?, Muslumanlar bu akideyi kabul etmemelerine ra?men "hidayette olabilirler" cercevesine dahil edilmi?tir! 1992 yylynda Vatikan bir Katolik Kilisesi ilmihali yayynlamy?, orada, Yslam’yn tanyndy?y, hatta tevhidi mesajlar ta?ydy?y ?eklinde lutufkar ifadelere yer verilmi?tir.

****

II. Vatikan Konsilinde farkly dinlerle iyi ili?kiler kurmak konusunda karar alynmy?ty. Alynan kararlar gere?i Papa tarafyndan 1964'te Hyristiyan Olmayanlar Sekreteryasy kuruldu. 1988'de bu kurum "Papalyk Dinler Arasy Diyalog Konsili" (PCID) adyny aldy. Dinler arasy diyalog aktiviteleri cercevesinde Vatikan'a ba?ly Arap-Yslam Ara?tyrmalary Enstitusu tarafyndan 1974'ten beri "Yslamochristiana: Dirasetun Yslamiyyetun Mesihyyye" adyyla, her yyl bir sayy yayynlanan bir dergi cykartylmaktadyr.

****

1970’de Japonya’nyn Kyoto ?ehrinde dunyanyn butun buyuk dinlerinin mensuplary "bizi birle?tiren ?eyler bizi ayry?tyran ?eylerden daha onemlidir" anlayy?yyla "Dunya Dinleri Bary? Konferansy"nda bir araya geldiler. Alynan ortak kararlar ozet olarak ?unlardy: Ynsanlyk ailesi birdir tum insanlyk e?ittir ve haysiyetlidir; bireylerin ?uurlary masundur; insan toplumu de?erlidir; guc her ?eyi hakly hale getiremez; sevgi merhamet, ruhun ic samimiyeti vs. nefret, du?manlyk ve menfaatten daha onemlidir; zengin ve zalime kar?y mazlumun yanynda olmalydyr; iyi niyet zafere ula?acaktyr.

****

1974’de kurulan Musluman-Yahudi-Hyristiyan Konferansy Te?kilaty, biri 1975’de Ytalya’da, di?eri 1977’de Lizbon’da olmak uzere iki uluslar arasy konferans gercekle?tirmi?. Ylki, "Gyda/Enerji ve Buyuk Dinler", ikincisi de "Dunya Dinleri ve Yeni Dunya Duzeni" konusunu tarty?my?.

****

Amerikan Din Akademisi New York’ta 1979’da syra dy?y bir toplanty gercekle?tirmi?. Akademiye ba?ly Yslami Ara?tyrmalar Komitesi ABD’deki Yahudi, Hyristiyan ve Musluman akademik cevreleri, diyaloga te?vik ediyor. Daha sonra bu kollokyum Musluman-Hyristiyan-Yahudi Konferansy adyny alyyor.

****

Amerikan Din Akademisi Yslami Ara?tyrmalar Grubu (Ba?kany Ysmail R. Faruki) 1979 yylynda "Ybrahim’i Dinlerin Trialogu" ba?lykly bir sempozyum duzenlemi?. Uc dinden ucer din bilimci davet edilmi?. Bu Konferansyn acy? konu?masyny yapan Vatikan eski Kardinali Sergio Pignedoli konu?masyna Tevrat’tan (Tekvin: 17/4) aldy?y "Sen pek cok milletin babasy olacaksyn" sozuyle ba?lyyor. Yleriki cumleleri arasyna ?u sozleri yerle?tiriyor: "Ysrail Kavmi ‘Tanrynyn Kavmi’ unvanyndan ho?lanyr ve ezeli ve ebedi tanry’nyn ona bah?etti?i bu onuru azaltmak hicbir surette benim niyetim de?ildir." Kardinal Sergio, typky II. Vatikan kararlaryndaki gibi, Muslumanlaryn, Hyristiyanlaryn teslis, enkarnasyon ve Ysa aracyly?yyla kurtulu? teorisini benimsemediklerini, Yncilin tamamyny kabul etmediklerini, ama yine de Hyristiyanlary monoteist saydyklaryny sitayi?le anyyor(!) Burada Kuran’dan 16/125 ve 2/62, 5/48, 42/15, 2/148 gibi ayetleri okuyor ve kendince anlamlar cykartyyor. Pe?inden ?oyle diyor: "Gecmi?teki ihtilaflary telafi etmek icin yurumemiz gereken yolu Papa XXIII. John, VI. Paul ve II. John Paul; Jule Ysac, Massignon, Kardinal Bea gibi alimler gostermi?lerdir!"

****

Hyristiyan-Musluman diyalogunda 1974’de Libya’da gercekle?tirilen Tripoli konferansyna gelinceye kadar butun ataklary Hyristiyan alemi (Vatikan) yapmy?tyr. Tripoli konferansy da Vatikan ve di?er bazy Do?u Hyristiyan kiliseleri ile de?i?ik bolgelerden Muslumanlar tarafyndan tertip edilmi?ti. Fakat bu kez hic de?ilse ev sahibi Muslumanlardy ve bunun icin toplanty fiyasko ile neticelenmi?tir.

****

1981 Yylynda Vatikan’yn Turkiye (dini) temsilcisi olan Monsenyor Pierre Dubois ile, o?rencisi Niyazi Oktem 1983 yylynda Ystanbul’da "Aristo ve Akdeniz kulturu" ba?lykly bir dinler arasy diyalog toplantysy duzenlemi?. Toplantyda sunulan tebli?leri Fransyz Anadolu Ara?tyrmalary Enstitusu yayynlamy?.

****

Avrupa Komisyonu, Kasym 1995 tarihinde Toledo'da organize etti?i bulu?ma ile uc dinin temsilcilerini bir araya getirmi?tir.

Posted by fethullah-gulen at 7:18 PM EEST
Permalink
Dinler arasy diyalog nedir? -2
1990 Yylynda dinler arasy diyalogla u?ra?an, onursal ba?kanly?yny Ahmet Mumcu'nun yapty?y Noel Baba Vakfy ortaya cykyyor. Bu vakyf, Kilisede duzenledi?i Rum Ortodoks ayininden (6 Aralyk 1996) sonra Niyazi Oktem'in "henuz Hz. Muhammed peygamber bile de?ilken Anadolu’da tek tanryly dini yayan, bir Anadolu ereni, bir veli kabul edilmesi gereken" dedi?i Aziz Nikolas’yn ruhuna yasin okutma ba?arysyny gosteriyor! Ayny yyl Noel baba etkinliklerine Abdurrahman Dilipak ve ZAMAN’dan bazy yazarlaryn katylmasy Niyazi Oktem’in ovgusunu kazanyyor!

Bu esnada Rum Ortodoks kilisesi, Patrik II. Bartholomeos aracyly?yyla diyalogu geni?letme cabalaryny surdururken derin devletin bir kanadynyn ?im?eklerini uzerine cekiyorsa da, ayny donemde Fethullah Gulen ‘in Bartholomeos ile bir goru?me yapmasy herhalde derin ?im?ekleri yumu?atmy? olmalydyr. Bilahare Fethullah Gulen Papa’yy ziyarete gitmi?ti.

Fethullah Gulen’in onursal ba?kany oldu?u Gazeteciler ve Yazarlar Vakfy (GYV) gibi "icerden" bazy te?kilatlaryn yany syra birtakym Hyristiyan ki?i ve kurulu?lar "sivil toplum orgutleri" ady altynda diyalog caly?malaryny hyzlandyrdylar. Suryani Kadim Kilisesi Ystanbul Metropolit’i; Yahudi Cemaatinden bazy din adamlary, Ermeni kilisesinden Mesrop Mutafyan, Fethullah Gulen vb.. simalar diyalog toplantylarynyn "daimi kontenjan" uyeleriydi...

Gazeteciler ve Yazarlar Vakfy ve vakfyn onursal ba?kany M. Fethullah Gulen’in bayrakla?tyrdy?y "Ho?goru ve Diyalog" anlayy?y, vakfyn 1995 yyly Ocak ayynda Cyra?an otelinde duzenledi?i "muhte?em" bir torenle ba?latylyyor.

Aralyk 1996’da gercekle?tirilen Noel Baba etkinliklerine 500. yyl vakfy gibi bir Musevi te?kilatyn yany syra, "Musluman ve Sunni kesimi", ZAMAN gazetesi temsil ediyor.

1997 Haziran’ynda Ystanbul Hilton Oteli’nde GYV tarafyndan "Medeniyetler Arasy Diyalog Kongresi" duzenleniyor. Ayny vakyf ayny Otelde 25 Aralyk 1997 gunu "Ulusal Uzla?maya Te?vik Gecesi" duzenliyor ve ba?ta Suleyman Demirel olmak uzere pek cok sanatcy ve siyasiye odul veriyor.

GYV, ilki 1998 Haziran’ynda olmak uzere Bolu’nun Abant ilcesinde, ilk kez "Abant Konsili" olarak adlandyrylan Abant Toplantylaryny duzenledi. Bu ilk bulu?manyn ba?ly?y "Yslam ve Laiklik" idi. Dorduncusu 2001 yylynda yapylan "geleneksel Abant toplantylary"nyn onumuzdeki yyllarda devam edece?i beklenmektedir. Bu toplantylar uzla?ma, diyalog, bir arada ya?ama, dini co?ulculuk, oteki, Yslam ve laiklik, Yslam ve demokrasi gibi konu ve kavramlary tarty?yp, Yslam’la uzla?masy mumkun olmayan kavramlary uzla?tyrma, Yslam inancyny flula?tyrma i?levini yerine getirdi.

Bu arada devletin resmi dini mercii de diyalog icin kollary syvamy?ty. Diyanet Y?leri Ba?kanly?y 1993 yylynda I. Din ?urasy’ny duzenledi. Bu ?urada dinler arasy diyalog toplantylary duzenlenmesi onerildi. Kasym 1998’de, adyyla ve sanyyla II. Vatikan Konsili’ne benzeyen II. Din ?urasy’ny tertip etti. ?ura’ya 32 ulkeden 235 ruhani ve bilim adamy katyldy. Ermeni Patri?i haric, Turkiye’deki tum Ruhani liderler bu ?urada konu?tular. Vatikan’dan bir kardinal katyldy. Turkiye’den, Milli Guvenlik Kurulu ve Genelkurmay'dan da temsilciler bulunuyordu. Fakat "II. Din ?urasy"na bakyn ki, basynyn ifadesiyle, "Yslamiyet’le ilgili tarty?malara son noktayy koymayy amaclayan" Diyanet Y?leri Ba?kanly?y, ?ura'ya radikal Yslamcylary davet etmemi?ti. Yani "radikal Yslamcylar" Ermeniler, Rumlar ve Yahudiler kadar bile diyaloga layyk gorulmemi?lerdi! Y?te dinler arasy diyalog buydu! Buna ra?men ?ura’nyn uc ana ba?ly?yndan ikincisi, "Dinler Arasy Diyalog" idi. ?ura’da "Dunyamyzy ya?anabilir hale getirmenin ve bary? icinde ya?amanyn tek yolu bizim dy?ymyzdakilerin dini inanclary ile orf ve adetlerini ne acymasyzca tenkit etmek, ne de kendi inanc ve de?erlerimizi bir tarafa byrakarak onlary taklit etmektir" deniliyordu. II. Vatikan Konsili’ni 33 sene geriden takip eden ?ura’nyn sonuc bildirgesinde, Diyanet Y?leri Ba?kanly?y bunyesinde bir "Dinlerarasy Diyalog Genel Sekreterli?i" kurulmasy karary yer almy?ty.

Alynan kararlara gore, hicbir dinin propagandasy yapylmayacakty! Din mensuplary, farkly dinlere kar?y taassuptan ve onyargydan uzak kalmaya davet ediliyor, din ve milliyet farky gozetilmeden, insan haklary, ozellikle de din ve vicdan hurriyeti konusunda, haksyzly?a u?rayan milletlerin ve topluluklaryn yanynda yer almanyn gereklili?i uzerinde duruluyordu. Ayryca gelecek yyllarda Turkiye’de Ybrahim’i dinlerin dunu, bugunu ve gelece?i ile ilgili bir toplanty duzenlenmesi karara ba?lanmy?ty. T.C. Turizm Bakanly?y’nyn yurutmekte oldu?u "Ynanc Turizmi" projesine, ilgili dinler hakkynda sa?lam bilgiler verilmek suretiyle katkyda bulunulmanyn gere?i de alynan kararlar arasyndaydy. Sonuc itibariyle II. Din ?urasy’nda one cykan ba?lyklar Hyristiyanlyk ve Yahudili?e saygy, ho?goru, Ybrahim’i dinler kavramy ve inanc turizmi gibi belli ba?ly konulardy.

?ubat 1998'de de UNESCO Fas'yn ba?kenti Rabat'ta Kral II. Hasan'yn himayesinde Dinler Arasy Diyalog toplantysy duzenledi.

Diyalog surecine Ystanbul Buyuk?ehir Belediyesi de katkyda bulunmaktaydy. Belediye tarafyndan 1998 yyly Mart ayynda, "Kulturler Arasy Diyalog" ba?lykly bir sempozyum duzenlendi. Sempozyuma Turkiye icinden ve dy?yndan pek cok Musluman, Katolik, Ortodoks, Protestan, Musevi ve Zerdu?t bilim adamy, teolog, aydyn ve uzman katyldy. Bunlar arasynda bilhassa Ystanbul Fener Rum Ortodoks Patri?i Bartholomeos, Ystanbul Suryani Patri?i Yusuf Cetin, Vatikan Temsilcisi Khalid Akesheh ve (1998 yylynda) Vatikan’da Papa Jean Paul ile goru?en Fethullah Gulen ve M. Said Aydyn hemen dikkat ceken isimlerdi. Daha once Fas’ta Kral Hasan ve Urdun’de Prens Hasan’yn giri?imiyle tertip edilmi? bulunan bu sempozyumun, gerek "dinler arasy diyalog" surecine, gerekse "kulturler ve medeniyetler arasy ili?kiler"in geli?mesine buyuk bir katky sa?lamy? oldu?u soyleniyordu.

Fethullah Gulen’in ilk ba?ta Turkiye icinde ba?latty?y, "dinler arasy diyalog" giri?imleri 1998 yylynda Turkiye synyrlarynyn dy?yna ta?ty; Katolik Dunyasynyn Lideri Papa II. John Paul ve Kudus Hahamba?ysy Eliyahu Bakhsy Doron goru?meleri ile zirveye ula?ty.

Ylki Mayys 1998 tarihinde Milano Universitesi’nde toplanan Turkiye dahil 8 ulkenin konu ile ilgili ara?tyrma yapan o?retim uyeleri "Din-Devlet Yli?kilerini Ara?tyrma Derne?i" ady altynda bir caly?ma surecini ba?lattylar. Bu sempozyumun ikincisi GYV tarafyndan Ekim 1999’da Ystanbul’da "Din-Devlet Yli?kileri Sempozyumu" ba?ly?y ile duzenlendi.

1999 Eylul’unde Ystanbul’da GYV’nca Osmanly devletinin kurulu?unun 700. yyl donumu referans gosterilerek, "Ho?goru 700 Sempozyumu" duzenlendi. Sempozyumun bitiminde uc semavi dinin korolaryndan olu?an ortak ilahiler konserinden sonra, "gercekten hem zihinler, hem de kalpler paslaryndan aryndy" deniyordu.

1999’da Diyanet Y?leri Ba?kanly?y bir "Dinler Arasy Diyalog Merkezi" kurdu.

1999 yyly Mayys’ynda Aachen Bischof Akademisi tarafyndan "Caty?ma ve Y?birli?i Arasynda: Avrupa ve Yslam" konulu bir toplanty duzenlendi.

Diyalog surecinde dur durak bilmeyen GYV’nyn diyalog sekreteryasy ba?kany M. Said Aydyn ve Cizvit rahip Thomas Mitchel Urfa’da (akabinden Ystanbul’da) Nisan 2000’de, Kultur ve Turizm bakanlyklarynca da destek goren "Uluslar arasy Hz. Ybrahim Sempozyumu"nu duzenledi. Goruldu?u uzere, Diyanet’in II. Din ?urasy’nda alynan Ybrahimi Dinlerle ilgili bir toplanty duzenleme kararyny Gazeteciler ve Yazarlar Vakfy yerine getirmi?tir. Toplantynyn uc ana ba?ly?yndan biri de "Hz. Ybrahim’in zengin mirasy y?y?ynda uc monoteist din arasynda geli?tirilmesi gereken diyalog, ho?goru ve bary? faaliyetleri" idi. Sonuc olarak bu sempozyumdan "Farklylyklaryn onemli bir kysmy asyrlardyr birikegelmi? cehaletten kaynaklanmaktadyr" karary cykmy?ty. Hz. Ybrahim bary?yn ve diyalogun bir sembolu kabul edilmi?ti.

Posted by fethullah-gulen at 7:16 PM EEST
Permalink
Dinler arasy diyalog nedir?
Dinlerarasy Diyalog hakkynda bilmek istedi?iniz her?ey!

Yunanca dialogos kelimesi fransyzca’ya dialogue olarak gecmi?, Turkce’de diyalog olarak kullanylmaktadyr. Kar?ylykly konu?ma demektir.

Ki?iler ya da, ideolojik, siyasi taraftarlarla kar?ytlary arasynda, ayrylyk konulary uzerinde bir anla?maya, gecici veya kalycy bir uzla?maya varmak icin goru?up konu?maya, ili?kiler geli?tirmeye diyalog denmektedir.


****

"Dinler arasy diyalog" ise, adyndan anla?yldy?y uzere, farkly yrk ve kulturlerden, de?i?ik inanc, kanaat ve siyasi anlayy?tan insanlaryn bir araya gelerek kavga etmeden birbiriyle konu?masy, belirli ortak ilkeler / ana ba?lyklar uzerinde uzla?ma arayy?lary; birbirlerine ho?goruyle bakarak, ortak meseleler etrafynda konu?up tarty?ma ve i?birli?i yapmalary olarak tanymlanmaktadyr.

****

Diyalogu istenen "dinler", kronolojik syraya gore, Yahudilik, Hyristiyanlyk ve Yslam’dyr. Bu uc dinin diyalogu meselesi nereden cykty, buna gecmeden once, "dinler arasy diyalog" faaliyetlerinin tarihi gecmi?ini kysaca incelememiz kacynylmazdyr.

****

Dinler arasy diyalog konusunda kalem oynatanlar, dinler arasy diyalog surecini peygamber zamanyna kadar goturmekte, Kuran’yn (Al-i Ymran, 64 gibi) kimi ayetlerini de buna delil olarak sunmaktadyrlar. Fakat bu gonderme, benzer konularda oldu?u gibi, Kuran’y, batyl bir davaya alet etmekten ote bir ?ey de?ildir. "Dinler arasy diyalog" olgusu, misyonerik bir gecmi?e sahiptir ve Hz. Peygamber donemine kadar uzanmaz. Yslam’yn ilk doneminden ba?lamak uzere [Yahya ed-Dyma?ki (o.754), bilahare Musa b. Meymun (Maymonides) (o.1204) vb..] pek cok ehli kitap bilgini en ba?ta Kuran’y ele?tirmi?ler, Muslumanlar da onlara cevap vermi?lerdir. Ortaca?da Ba?piskopos’un sarayynda Hyristiyan-Musluman-Musevilerin tarty?mak icin bir araya geldikleri bilinmektedir. Ayryca, Ybn Ru?d, Farabi ve St. Thomas birbirlerini etkilemi?lerdir. Butun bunlar diyalog de?ilse, diyalog nedir?

****

"Dinler Arasy Diyalog" faaliyetleri, Judeo-Hyristiyan medeniyetinin ciddi bir du?man olarak gordukleri Yslam’y bertaraf etme planlarynyn bir gere?i olarak ba?lamy?tyr. Aslynda Yahudi ve Hyristiyan medeniyetinin Yslam’a du?manly?y, Hicret takvimiyle ya?yttyr. Medine Yslam devleti belirli aralyklarla, en ciddi badireleri Yahudilerle ve Hyristiyan Bizans’la atlatmy?ty. Fakat muminler toplulu?unu bertaraf edememi?lerdi. Batylylaryn Yslam’y ve Muslumanlary du?man olarak gormelerinin en onemli bir nedeni de, somurgecilik ve misyonerlik hizmetlerinin Muslumanlar tarafyndan engellenmesidir. (Norman Daniel) Edinburg’da islami caly?malaryn kurucusu olan Sir William Muir 1897’de "Muhammedanizm Hyristiyanly?yn yegane, en acyk en tehlikeli du?manydyr" diyor, "yalancy peygamber (Muhammed) bizim karanlyk ulkemizin tanrysy olabilir mi?" sorusuyla ofkesini dy?a vuruyordu.

****

Misyonerler 1950’lerde dunyanyn 25 buyuk ?ehrinden 18’inin buyuk co?unlukla Hyristiyanlarla dolu oldu?unu biliyorlar, 2000’lerde 17’sinin, buyuk co?unlu?u Hyristiyan olmayanlarla, yani Muslumanlarla doldurulaca?yny; bunun otesinde bu super islami merkezlerin islami neo-fundamentalizmin yata?y olaca?yny var sayyyorlar. Oyleyse, soz konusu 2000’li yyllar gelmeden once mutlaka bir ?eyler yapylmalyydy ve de yapylmaktadyr...

****

Kulturler arasy ve dinler arasy diyalog konularyyla ilgilenen ilk isimler (mesela Paul F. Knitter) "Dunya Misyonerleri Toplulu?u" gibi te?kilatlaryn uyesidirler. Esas olarak dinler arasy diyalog faaliyetini ba?latan, Katolik kilise Vatikan’dyr. Vatikan’yn uc yyl icinde (1962-1965) gercekle?tirdi?i unlu II. Vatikan Konsili dinler arasy diyalog caly?malary acysyndan cok onemlidir. Dinler arasy diyalog faaliyetleri bu konsilden sonra ciddi bir ivme kazanmy?tyr.

****

II. Vatikan konsilini 1962 yylynda, Turkiye’de uzun yyllar kalmy?, Turk ve Musluman dostu olarak lanse edilen Papa XXIII John tertip etti. Do?rusu Turkler(!) de bu Papa’yy cok sevmi? olmaly ki, bu zatyn 2000 yylynda aziz ilan edildi?i torene Turkiye’nin Kultur Bakany da katylmy?, hatta Ystanbul’daki Vatikan Buyukelcili?i’nin bulundu?u soka?yn ady de?i?tirilerek oraya, Papanyn kardinallik ady verilmi?tir. II. Vatikan Konsili’nde dinler arasy diyalog caly?malarynyn yapylmasyna karar verilmi? ve bir dinler arasy diyalog sekreteryasy kurulmu?tur. Kararlary 1965 yylynda acyklanan bu konsilde Vatikan ilk kez "Hyristiyanlyk dy?ynda kurtulu?un olabilece?ini" resmen kabul etmi?tir. Bu karar, Kilise’nin artyk Muslumanlary da "kurtulu?a erebilecek olanlar" zumresinden saymasy anlamyna gelmekteydi. II. Vatikan deklarasyonunda (Nostra Aetate) Hyristiyanlarla Muslumanlaryn ayny ezeli ve ebedi, ba?y?layycy ve her ?eye kadir v.d. bir tek Tanry’ya ibadet ettikleri vurgulanmaktadyr. Hemen arkasyndan ise, "Her ne kadar Ysa’yy tanry olarak kabul etmeseler de O’na bir peygamber olarak buyuk saygy gosterirler. O’nun bakire annesi Meryem’e de ayny ?ekilde hurmet ederler..." kararyyla, Muslumanlary ilk kez "hidayet" cercevesi icine dahil ediyorlardy. Oysa Hyristiyanlarla Muslumanlaryn "ayny tanryya ibadet etti?i" do?ru de?ildir. Bunu Kilise bildi?i icin 1965 yylyna kadar Muslumanlary dalalette gormu?lerdi. Bu metinde Ysa’nyn Allah’yn o?lu oldu?u ve teslis inancy aynen muhafaza edilmi?, Muslumanlar bu akideyi kabul etmemelerine ra?men "hidayette olabilirler" cercevesine dahil edilmi?tir! 1992 yylynda Vatikan bir Katolik Kilisesi ilmihali yayynlamy?, orada, Yslam’yn tanyndy?y, hatta tevhidi mesajlar ta?ydy?y ?eklinde lutufkar ifadelere yer verilmi?tir.

****

II. Vatikan Konsilinde farkly dinlerle iyi ili?kiler kurmak konusunda karar alynmy?ty. Alynan kararlar gere?i Papa tarafyndan 1964'te Hyristiyan Olmayanlar Sekreteryasy kuruldu. 1988'de bu kurum "Papalyk Dinler Arasy Diyalog Konsili" (PCID) adyny aldy. Dinler arasy diyalog aktiviteleri cercevesinde Vatikan'a ba?ly Arap-Yslam Ara?tyrmalary Enstitusu tarafyndan 1974'ten beri "Yslamochristiana: Dirasetun Yslamiyyetun Mesihyyye" adyyla, her yyl bir sayy yayynlanan bir dergi cykartylmaktadyr.

****

1970’de Japonya’nyn Kyoto ?ehrinde dunyanyn butun buyuk dinlerinin mensuplary "bizi birle?tiren ?eyler bizi ayry?tyran ?eylerden daha onemlidir" anlayy?yyla "Dunya Dinleri Bary? Konferansy"nda bir araya geldiler. Alynan ortak kararlar ozet olarak ?unlardy: Ynsanlyk ailesi birdir tum insanlyk e?ittir ve haysiyetlidir; bireylerin ?uurlary masundur; insan toplumu de?erlidir; guc her ?eyi hakly hale getiremez; sevgi merhamet, ruhun ic samimiyeti vs. nefret, du?manlyk ve menfaatten daha onemlidir; zengin ve zalime kar?y mazlumun yanynda olmalydyr; iyi niyet zafere ula?acaktyr.

****

1974’de kurulan Musluman-Yahudi-Hyristiyan Konferansy Te?kilaty, biri 1975’de Ytalya’da, di?eri 1977’de Lizbon’da olmak uzere iki uluslar arasy konferans gercekle?tirmi?. Ylki, "Gyda/Enerji ve Buyuk Dinler", ikincisi de "Dunya Dinleri ve Yeni Dunya Duzeni" konusunu tarty?my?.

****

Amerikan Din Akademisi New York’ta 1979’da syra dy?y bir toplanty gercekle?tirmi?. Akademiye ba?ly Yslami Ara?tyrmalar Komitesi ABD’deki Yahudi, Hyristiyan ve Musluman akademik cevreleri, diyaloga te?vik ediyor. Daha sonra bu kollokyum Musluman-Hyristiyan-Yahudi Konferansy adyny alyyor.

****

Amerikan Din Akademisi Yslami Ara?tyrmalar Grubu (Ba?kany Ysmail R. Faruki) 1979 yylynda "Ybrahim’i Dinlerin Trialogu" ba?lykly bir sempozyum duzenlemi?. Uc dinden ucer din bilimci davet edilmi?. Bu Konferansyn acy? konu?masyny yapan Vatikan eski Kardinali Sergio Pignedoli konu?masyna Tevrat’tan (Tekvin: 17/4) aldy?y "Sen pek cok milletin babasy olacaksyn" sozuyle ba?lyyor. Yleriki cumleleri arasyna ?u sozleri yerle?tiriyor: "Ysrail Kavmi ‘Tanrynyn Kavmi’ unvanyndan ho?lanyr ve ezeli ve ebedi tanry’nyn ona bah?etti?i bu onuru azaltmak hicbir surette benim niyetim de?ildir." Kardinal Sergio, typky II. Vatikan kararlaryndaki gibi, Muslumanlaryn, Hyristiyanlaryn teslis, enkarnasyon ve Ysa aracyly?yyla kurtulu? teorisini benimsemediklerini, Yncilin tamamyny kabul etmediklerini, ama yine de Hyristiyanlary monoteist saydyklaryny sitayi?le anyyor(!) Burada Kuran’dan 16/125 ve 2/62, 5/48, 42/15, 2/148 gibi ayetleri okuyor ve kendince anlamlar cykartyyor. Pe?inden ?oyle diyor: "Gecmi?teki ihtilaflary telafi etmek icin yurumemiz gereken yolu Papa XXIII. John, VI. Paul ve II. John Paul; Jule Ysac, Massignon, Kardinal Bea gibi alimler gostermi?lerdir!"

****

Hyristiyan-Musluman diyalogunda 1974’de Libya’da gercekle?tirilen Tripoli konferansyna gelinceye kadar butun ataklary Hyristiyan alemi (Vatikan) yapmy?tyr. Tripoli konferansy da Vatikan ve di?er bazy Do?u Hyristiyan kiliseleri ile de?i?ik bolgelerden Muslumanlar tarafyndan tertip edilmi?ti. Fakat bu kez hic de?ilse ev sahibi Muslumanlardy ve bunun icin toplanty fiyasko ile neticelenmi?tir.

****

1981 Yylynda Vatikan’yn Turkiye (dini) temsilcisi olan Monsenyor Pierre Dubois ile, o?rencisi Niyazi Oktem 1983 yylynda Ystanbul’da "Aristo ve Akdeniz kulturu" ba?lykly bir dinler arasy diyalog toplantysy duzenlemi?. Toplantyda sunulan tebli?leri Fransyz Anadolu Ara?tyrmalary Enstitusu yayynlamy?.

****

Avrupa Komisyonu, Kasym 1995 tarihinde Toledo'da organize etti?i bulu?ma ile uc dinin temsilcilerini bir araya getirmi?tir.

Posted by fethullah-gulen at 7:15 PM EEST
Permalink
Dinleraras? Diyalog hakk?nda bilmek istedi?iniz her?ey!
Dinleraras? Diyalog hakk?nda bilmek istedi?iniz her?ey!

"Bat?l?lar Afrika'ya geldiklerinde bizim topraklar?m?z, H?ristiyanlar?n ise ?ncilleri vard?. H?ristiyanlar bize g?zlerimizi kapayarak dua ve ibadet etmemizi istediler. G?zlerimizi a?t???m?zda bizim elimizde ?ncil vard?. Onlar?n ayaklar?n?n alt?nda ise bize ait topraklar."
20.y?zy?l?n ba?lar?, Jomo Kenyatta, Afrikal? bir ayd?n...

"Vizigotlardan Sarafenlere de?in H?ristiyanl?k dini ile temasa ge?en b?t?n ?rklar, kavimler er ge? H?ristiyanl??? kabul etmi?tir. Bu genel kural?n tek istisnas? T?rklerdir. T?rkler, H?ristiyanl??? kabul etmek ??yle dursun, ortadan kald?rmaya ?al??m??t?r. Onun i?in T?rklerle sava?mak, onlar? yok etmek zorunday?z."
Liverpool, l854. Kardinal Newmann...

"Birinci bin y?lda Avrupa H?ristiyanla?t?r?ld?. ?kinci bin y?lda ise Amerika ve Afrika. ???nc? bin y?lda hedef Asya'd?r."
24 Aral?k 1999, Papa 2. John Paul. Milenyum mesaj?...

"Kilisemiz b?t?n insanl???n mutlulu?u i?indir. Dinleraras? Diyalog'un bizim i?in anlam?, b?t?n insanlar? ?ncile ve Kiliseye yani H?ristiyanl??a ula?t?rma yoludur..."
6 A?ustos l964, Papa 6. John Paul...

"?ehidliklerimzin ?st?ne kilise yapanlar hangi y?zle ve neyin diyalogundan bahsediyorlar?"
2000 y?l?, H?seyin Simayi? Bosna M?ft?s?...

"Papa 6. Paul cenaplar? taraf?ndan ba?lat?lan ve devam etmekte olan Dinleraras? Diyalog i?in Papal?k Konseyi (PCID) misyonunun bir par?as? olmak ?zere burada bulunuyoruz. Bu misyonun tahakkuk edi?ini g?rmeyi arzu ediyoruz."
9 ?ubat l998, Rabbin aciz kulu Fethullah G?len...

"Herkes kelime-i tevhidi esas alarak ?evresine bak???n? yeniden g?zden ge?irmeli ve ?slah etmelidir. Hatta kelime-i tevhidin ikinci b?l?m?n?, yani 'Muhammed Allah?n Resul?d?r' k?sm?n? s?ylemeksizin sadece ilk b?l?m?n? ikrar eden kimselere rahmet ve merhamet bak??? ile bak?lmal?d?r."
Fas?ldan fas?la kitab?,Fethullah G?len...


H?ristiyanl?k r?ht?m?na s?r?klenen imanlar!..

Vatikan'?n ?nderli?inde yola ??kan Yahudi-H?ristiyan ordular? tarih boyunca giremedi?i kaleleri zaptetmek, ?lkeleri ele ge?irmek, maddi-manevi yeni talan haritalar? ?izmek i?in bir d?nya i?galine ??km?? durumda. Dinleraras? Diyaloglar, derin ittifaklar, Milenyum ?ifreli mesajlar, gizli kardinaller ve i?erden teslim alma-??kertme operasyonlar? ile hedef Asya, hedef Ortado?u ve hedef T?rk co?rafyas?... Hedef T?rk co?rafyas?, ??nk? Kardinal Newman'in ta 19. Y?zy?ldan seslendirdi?i gibi, Yeni Ha?l? Seferinin kilit ?lkesi T?rkiye'dir. T?rkiye ele ge?irilmeden Vatikan'?n ?nc?l???ndeki Bat?n?n d?nyay? i?gal r?yalar? ger?e?e d?n??emez.

Bu 'B?y?k Tehdit', i?gal ve istila ad?n? alarak ayak seslerini en yak?n?m?za, s?n?rlar?m?za kadar ula?t?rd?. Tezkere ile bu s?re? 2003 y?l?nda; 62.000 ki?ilik ordusu, 255 u?a?? ve 65 helikopteri ile burnunu g?sterdi. Siyasetin onca s?z?ne ve ?abas?na ra?men Kader, sadece Kader bu ?lkeyi k?l pay? farkla fiili bir i?galin kap?s?ndan geri d?nd?rd?.

Osmanl? imparatorlu?unu ?ngiliz S?m?rge Bakanl???n?n geli?tirdi?i hile ve desiselerle; mezhepler kurarak-krallar tayin ederek ama illede devleti ayakta tutan "din birli?ini" bozarak teslim alan Bat?, ayn? oyunu bug?n daha da ?teye ta??yarak ve zenginle?tirerek T?rkiye'ye servis ediyor. D?n Abdulvehhab isimli bir genci g?nd?z ajan Humper, gece Safiye adl? kad?nla ikna edip Vehhabili?i kurduranlar, bu yolla, ?slam co?rafyas?n? Ehl-i S?nnet hilaf?na par?alayarak Osmanl?'n?n sonunu haz?rlam??lard?. Hz.Peygamber hakikatini '?irktir' diyerek ?slam dininden koparan bozguncu zihniyet, o g?n bu y?ntemle koca bir imparatorlu?u parampar?a edebilmi?ti. Bir ba?ka ifade ile cephede kaybeden ?ngiliz, Osmanl?'y? ayakta tutan s?rr? ??zm?? ve bir "kimya" ?al??mas? ile ?slam'?n g?c?n?, direncini, k?saca her ?eyini olu?turan Hz.Peygambere sald?rarak koca ?lkeyi i?erden teslim alm??t?.


Bu tarihi back-round i?inde kritik soru ?udur:

Osmanl?'n?n ??k??? i?in ajan Humper ?zerinden 'i?erden' ellerle ve 'itikadi' sapmalarla mezhep kurduranlar, fikir ekolleri olu?turanlar acaba imparatorlu?un ana g?vdesi olan Anadolu'yu unutmu? olabilirler mi? T?rkiye i?in Sevr'i dayatanlar, ayn? i?erden teslim alma s?reci i?in bu topraklar ?zerine bir senaryo yazmam??t?r diyebilir miyiz?

Yay?nlayaca??m?z bu yaz? dizisi i?te bu soruya cevap verecek. B?y?k ihanetin adresini, bu milleti dini ile k?lt?r? ile teslim alarak d??ar?ya 'kolay lokma' haline getiren adresin kimli?ini de?ifre edecek. Tarihimize, bug?n?m?ze ve illede gelece?imize yapt??? a??r tahrifat ve bozgunu ortaya koyacakt?r.


Bat?'n?n nihai amac?n? bir kez daha Papa'n?n a?z?ndan tekrarlayal?m:

"Birinci bin y?lda Avrupa H?ristiyanla?t?r?ld?. ?kinci bin y?lda ise, Amerika ve Afrika. ???nc? bin y?lda hedef Asya'n?n (elbette T?rkiye'nin) H?ristiyanla?t?r?lmas?d?r!"


?sevi M?sl?manl?k!

H?ristiyan-Yahudi uygarl??? emperyal emellerini as?rlar boyunca misyonerler ve misyonerlik faaliyetleri ?zerinden yapa gelmi?tir. Gidilen yerlerin i?gal ve istilaya a??lan ?nc? rol? misyonerlerin kanatlar?nda ger?ekle?tirilmi?, daha do?rusu misyonerlik ?rt?s? alt?nda askeri-hukuki-siyasi ve dini katliamlarla medeniyetler yok edilerek Bat?'n?n ?n? a??lm??t?r. ??te ?nka-Maya-Aztek medeniyeti, i?te Afrika, ve i?te neredeyse soyu kurutulan K?z?lderilililer...

Misyonerlik faaliyetleri ger?ekten de Bat? ordular?n?n ?n?ndeki engelleri temizleme vazifesini fazlas? ile yapm??, ancak bu co?rafyay?, yani T?rk co?rafyas?n? H?ristiyanla?t?ramam??t?r. ?zerinde ya?ad???m?z topraklar ad?na konu?mak gerekirse misyonerler Anadolu'da, H?ristiyan d?nyan?n kendisinden bekledi?i vazifeyi tam olarak icra edememi?tir. Tarih boyunca Ortado?u ve Anadolu'ya yap?lan Ha?l? sald?rganl???, Ha?l?ya kar?? verilen cephe sava??nda ?nc?l???n T?rkler taraf?ndan ?stlenilmi? olmas?, H?ristiyanl???n tahrif edilmi? dini yap?s?n?n her sade M?sl?man taraf?ndan g?r?lecek ??plakl?kta bulunmas?, buna ?slam'?n ekmel ve son din olma vasf?n? da ekledi?imizde engel olu?turmu?tur. Bir kurumsal kar?? duru?, kamu g?c?n? arkas?na alan direni? olmasa bile bu tabii ko?ullar, Misyoner faaliyetlerini sonu?suz b?rakm??t?r.
H?ristiyan d?nyas? bu ger?eklerden de yola ??karak form?l aray???na girmi? ve ??z?m?; "?slam'?n k?klerinden kopar?lmas?, ?slami en temel kavramlar?n ?nce kendi '?z?nden' sapt?r?larak, sonrada 'H?ristiyan altyap?' ile doldurulmas?" ?eklinde ke?fetmi?tir. Yani ?slam'? yenmenin yolu ink?lt?rasyon; ?slam'?n H?ristiyani kavramlarla bozulmas?, H?ristiyan ilahiyat? ile konu?mak gerekirse "?sevi M?sl?manl?k" olarak bulunmu?tur.


Bunu ?u ?ekilde de ifade edebiliriz:

'?slam d?nyas? ya da M?sl?manlar kendisini M?sl?man olarak tan?mlar, M?sl?man oldu?unu zannederken, esas?nda H?ristiyan liman?na ba?lanacakt?r.'
Bu b?y?k bozgunculu?un en kritik noktas? tabii olarak "?slam'?n esas?" olan Kelime-i Tevhide sald?r?d?r ve Kelime-i tevhide sald?r? i?in ?retilen kirli kurumun ad? "Dinleraras? Diyalogtur."

Posted by fethullah-gulen at 7:14 PM EEST
Permalink
Kim bu gizli Kardinal?
Kim bu gizli Kardinal?

Ronald Kessler tarafindan kaleme alynan "CIA Savasta "adly bir kitap bugunlerde cok revacta. Kitap yapty?y if?aatlar nedeni ile CIA ba?kany George Tenet'in istifasyna kadar neden olmu? durumda. Eser oldukca ilginc ve carpycy ?eyler anlatyyor. Orne?in kitap CIA'in, yumu?ak dini mesajlar vermeleri ve Amerikan kar?ytly?yny gidermeleri icin etkili bazy sozumona Yslam syfatly dini liderlere para odedigini ve destekledi?ini belgeleriyle ortaya koyuyor.

"CIA Sava?ta"(The CIA at War), "Islamda, herhangi bir ki?i dini lider olarak adlandyrabilir" diyor ve ekliyor:

"Bu yuzden CIA kendisine ba?ly sahte dini liderler yaratty."

Sanyyoruz ki bu bilgi epeyce du?undurucu. CIA sahte dini liderler ureterek, Amerika'ya kar?y cykmayacak, Amerikan muhibbi kitleler uretiyor!

'Sahte dini lider' kavramynyn altyny bir kez daha cizerek ?imdi de ?u satyrlara dikkat kesilelim:
"CIA, kendilerini din adamy olarak tanytan ve Musluman olmayanlar hakkynda yumu?ak dini mesajlar verecek gorevlileri one cykardy..."

?imdi bu caly?manyn, ba?yndan itibaren anlattyklaryny, dokumanlary hatyrlayalym ve Kessler'in kitabynda 'sahte din adamy', 'gorevli', 'yumu?ak dini mesajlar verecek lider' gibi syfatlarla anlatylan tum bilgileri ekleyerek kritik soruyu soralym:

" Amerikan sevgisini, buna acylan yol demek olan Hyristiyan-Yahudi a?kyny topluma a?ylayan, CIA'in destekledi?i, yumu?ak mesajlar veren, sahte din adamy ve gorevli acaba kim olabilir?

Her?ey, psikolojik sava? taktikleriyle ortulmesine ra?men her ?ey, aslynda son derece apacyk bir 'cyplak hakikat' olarak onumuzde durmuyor mu?
"Hyristiyanlar icin 'cennete girecek' diyen, daha 1. korfez sava?ynda Saddam'yn guc bela atty?y birkac fuzeden yaralanan Ysrailli cocuklar icin 'sabahlara kadar uyuyamady?yny itiraf eden', Yslam dunyasy ve Musluman kavramyny 'boyle bir co?rafya yok. Kendi do?rularyyla ya?ayan insanlar var' diyerek bir kalemde silip atan, Yslam co?rafyasynyn i?gali icin bir tek ciddi kelime ederek itiraz etmek yerine ulkelerini savunan muslumanlary 'terorist' olarak nitelendiren, daha da otesinde tum bu i?leri kotaran ulkenin kuca?ynda yatan "bir Rabbin aciz kuluna" i?aret etmiyor mu?

Tam da bu noktada ar?tyrmacy Aytunc Altyndal'yn cok ses getiren ?u satyrlary akla geliyor:
"Papa bu yyl (1998 ?ubat ayynda) 'kilisenin ba?ryna basty?y gizli evlady' anlamyna gelen 'in pectore' tarzyyla yani gizlice 20 kardinal atady. Bu kardinallerden 18'inin kim oldu?u isim isim biliniyor. Ancak iki tanesi, birisi Cin'de, di?eri Ortado?u ulkelerinden birisinde bulunan iki kardinal acyklanmady. Gizli tutuluyor."

Evet Yslam'y protestanla?tyrma, siz bunu 'Yslam'y tuketme gayret ve saldyrysy' olarak okuyabilirsiniz misyonunu ustlenmi?, bir buyuk senaryo ile kitleler tarafyndan kabul gormu?, vazife ve onemine binaen himaye altyna alynmy? bu isim acaba kim?

Vatikan'yn "Ucuncu bin yylda Asya'yy Hyristiyanla?tyraca?yz ilk hedef Turkiye'dir" dedi?i bir ortamda, Papa'nyn gizli kardinali acaba kim?
Sizce kim olabilir? Size iki ipucu : Papa/ya sundu?u mektupta., Papalyk misyonunn bir parcasy olarak acizane diyalog misyonuna katkyda bulunmak icin gorev talep eden ve Papa’ya Vatikan’da olmeyi arzu etti?ini acyklayan ki?i kimdi acaba? Ve Gulen’in gostermelik yargylanyp sayesinde pacayy yyrtty?y Vatikan’yn Turkiye temsilcisi Marovic’yn, ‘ O ?eriaty getirmez cunku Muhammedun resulullah demeyen de cennetlyktyr’ dedy?i icin biz onu cok seviyoruz’ diye ba?ryna basmasy yeterli delil olu?turmuyor mu?
Fethullah Gulen’in duble ajanly?a terfi macerasyny icerden tanyklarla, dy?ardan yurutulen temaslaryn belgeleri ile ortaya koymaya devam edece?iz.

Halil Sonmez


Posted by fethullah-gulen at 6:48 PM EEST
Permalink
Fetullah Gulen ve Yslam'yn Protestanla?tyrylmasy
Fetullah Gulen ve Yslam'yn Protestanla?tyrylmasy

ABD eski ba?kanlaryndan Bill Clinton'un dany?many Eckelman, Fettullah Gulen'i "Yslam'yn Martin Lutheri" olarak tanymlyyor. Martin Luther olmak, yani Yslamy tahrif ederek, modernle?me-globalle?me tuza?ynda bozmak... Fetullah Gulen'i en iyi tarif eden kavramlardan birisi belki de budur.
Fetullah Gulen'e cok yakyn isimlerden, Utah universitesinde o?retim gorevlisi Doc. Dr. Hakan Yavuz' da ayny tarif icinde son derece onemli bir tespit yapyyor:

"Turgut Ozal ile ba?layan Yslam'yn protestanla?ma sureci AKP muhafazakarly?y ve Gulen hareketi ile tamamlanmy?tyr."

Fetullah Gulen'in, gerek Eckelman gerekse Yavuz'un tarifi ile Turkiye'de onculu?unu yapty?y "Protestan Yslam", "hermenotik/tarihselci" anlayy?a dayanyr. Bu yorumcu anlayy?a gore Yslamda hic bir "kesin" yoktur ve di?er insanlary ba?layycy de?ildir. Her okuyan bir ayetten ne hukum cykaryyorsa gercek odur ve kimse kimseyi ba?ka bir do?runun oldu?una zorlayamaz.

Amerikalylar temellerini attyklary bu garabete "Light Yslam" ya da "liberal Yslam" diyorlar. ?u satyrlar Light Yslam bir ba?ka ifade ile Protestan Yslam'y kurmaya caly?an Fetullah Gulen'e ait. Ho?goru ve Diyalog iklimi sayfa 156:
"Kanaatime gore, tarihi hadiseleri kendi tarihsellikleri icinde ele almaly, yani her hadiseyi kendi ?artlary ve konumu icinde de?erlendirmeli ve bugunku davrany?larymyzda da bugunku tavyrlary esas almalyyyz"

Fetullah Gulen'yn bu cumlelerle onunu acmaya caly?ty?y adresin Yahudi ve Hyristiyanlar oldu?unu yukaryda aktarmy?tyk. Gulen, bir taraftan Kur'an'yn Yahudi ve Hyristiyanlarla ilgili ayetlerini sabote etmeye caly?yyor, di?er taraftan da Yslamy liberal bir mantykla anlamaya ve pazarlamaya gayret ediyor. Yani Yslam'y protestanla?tyrarak, Kur'anyn hukumlerini Washington'un-Vatikan'yn taleplerine uygun hale getirme cabasy icine giriyor! Hz. Peygamber'i Kelime-i Tevhid'den silen anlayy?, Kur'an'y da tarihin derinliklerinde byrakarak Liberal Yslam'yn, bir ba?ka yakla?ymla Hyristiyanly?yn onunu acyyor.

Impact International dergisinde , Afrika uzerine yapty?y ara?tyrmalaryyla tanynan Amerikaly kadyn gazeteci-yazar Elizabeth Liagin bakynyz Fetullah Gulen'in yarenlik ve itikad birli?i etti?i neo-con'laryn "Ilymly Yslam"yny nasyl anlatyyor:
"ABD liderleri ve Amerikan dy? politikasyna yon veren toplum muhendislerinin 'ylymly Yslam'dan soz ederken kasdettikleri ?ey atyl, pasif ve uysal bir Yslam portresidir. Yani Amerikan hegomanyasyna kar?y cykmayacak, synyrlary Baty tarafyndan cizilmi?, alany daraltylmy? bir Yslam..."

Liagin, Batynyn Hyristiyani i?galine ve talanyna kar?y cykmayacak Yslam'yn 'en iyi Yslam', 'en liberal Yslam' olarak goruldu?unu anlatyyor. Daha do?rusu Neocon-Evangelistlerin nasyl bir 'Yslam' kurgulady?yny de?ifre ediyor.

Yci bo?altylmy? boyle bir anlayy?yn Yslam'la uzaktan yakyndan hic bir ilgisinin olmady?yny bir kez daha soylemeye bilmiyoruz hacet var my? Protestan, light yada liberal ne derseniz deyin bunlaryn hicbirisinin Yslamla ba?y-ba?lantysy yoktur ve de olamaz. Bahsedilen ?ey bal gibi bir Hyristiyanlyk en azyndan Hyristiyanly?yn onunu acmaktyr.

Ve Fetullah Gulen 'tarihselci' baky? acysyyla, bu buyuk 'Yslam Bozgunun' kaldyracy ve Martin Luther'i olarak vazife goruyor.

Posted by fethullah-gulen at 6:47 PM EEST
Permalink
Fethullah Gulen'e "Yngiliz Kulturune Katky Odulu"
Yngiliz Kulturune Katky Odulu Turk dunyasynda kurulan okullar senelerdir Turk dunyasyny Batyya, ille de ABD ve Yngiltere'ye ba?lama vazifesi goruyor. ABD'nin gonderdi?i ve CIA pasaportu ta?yyan 3000 Dolar maa?ly o?retmenlerin kontrolunde bu okullarda, Yngilizce e?itimi ve Baty kulturu a?ylanyyor. Yukaryda bahsetti?imiz raporda ve ba?ka kayytlarda da yer alan ?u bilgi her ?eyii, bu okullaryn kurulu? gerekcesini yeterince izah ediyor: "Yngiltere, Fetullahcylary desteklemekle Turk Muslumanlary konusunda da soz sahibi olma niyet ve iradesini ortaya koymu?tur. Lord Rotherham, Londra'da, Gulen ve te?kilatynyn bu konuda yapty?y hizmetler nedeniyle yapylan odul toreninde Fetullahcylaryn okul sayysyny kendi okullary olarak kabul ile ovunerek '50'den fazla ulkede 500'den fazla okulumuz var' demi?tir." Raporda yeralan ve Lord Rotherham'y heyecanlandyran, Fetullah Gulen'e ovguler dizdiren odul toreninin ba?ly?yny da eklemeden gecmeyelim: "Yngiltere'ye ve Yngiliz kulturune yapylan katkylardan dolayy ustun hizmet odulu..." Yngiliz kulturune ustun hizmet nedeniyle verilen ni?an ve yapylan takdirler sadece Londra'dan de?il, Kazakistan'yn ba?kenti Almaty'daki Yngiliz Buyukelcisi tarafyndan da bizzat ifade edilmi?tir. Y?te 1995 Ekim'inde Kazakistan'daki Yngiliz elcisinin a?zyndan sarfedilen ovguler: "Bu okullary acmak suretiyle Yngiliz kulturune yapty?ynyz hizmetler ve Yngiliz kulturunu yaymakta gosterdi?iniz katkylar icin Yngiliz milletinin minnettarly?yny bildiriyor ve te?ekkur ediyoruz."(Yeni Hayat, 1995 Ekim) Raporda Fetullah Gulen-Yngiltere ba?lantysyna yonelik olarak da ?u somut ifadeler yer almaktadyr: "Yngiltere'de okul acan ve Londra'da buyuk bir merkez kuran Fettullahcylar, Yngiltere'nin dahilde yabancylara yonelik faaliyet gosteren MI5 ve dy? istihbarat servisi MI6'nyn Uzakdo?u'ya yonelik faaliyet gosteren departmany (CIFE) ve Ortado?u'ya yonelik faaliyet gosteren departmany (MEIC) ile okullar konusunda ortak faaliyetler yurutmektedirler." Fetullah Gulen'in ozellikle ABD-Yngiltere eksenli istihbarat caly?malarynyn odak noktasy olmasy ile ilgili olarak ifade edilen rapordaki ?u acyklama da galiba Gulen'in misyonunu de?ifre ediyor: "Fetullahcylar, Turkiye'nin hasmy olan ulkeler icin en uygun ve en zengin ajan borsasyny olu?turmu?lardyr." Fetullah Gulen'in, "Turkiye'nin hasmy olan ulkeler icin en zengin ajan borsasyny olu?turmasy" meselesinin icinin nasyl dolduruldu?unu da isterseniz bir ba?ka rapordan izleyelim.1998 yylynda yayynlanan MYT raporu, Gulen'in "derin ba?lantylary" ile ilgili en unlulerden birisidir: "Fetullah Gulen'in CIA'in bolgemizdeki en onemli sivil toplum kurulu?u oldu?u, Maliye Bakanly?y mufetti?lerinin Fetullah Gulen'in mali kayytlaryny incelemesi, Yci?leri ve Dy?i?leri Bakanlyklarynyn ilgili kurulu?larla yapacaklary koordine sonucunda cozulecektir." Raporun soyledi?ini bir tek cumlede ozetleyelim: Fetullah Gulen CIA'in bolgemizdeki en onemli temsilcisidir.

Posted by fethullah-gulen at 6:43 PM EEST
Permalink
CIA, Fetullah G?len ve te?kilat?na acaba nas?l bak?yor?
CIA, Fetullah G?len ve te?kilat?na acaba nas?l bak?yor? CIA'n?n g?z?nde bu te?kilat?n stat?s? nedir?

Rapordan izleyelim:

"CIA nezdinde t?m Fetullah??lar(walk-in) diye tabir edilen bir kategoride tutulmaktad?r. Yani kendi ayaklar?yla ve g?n?ll? olarak ajanl?k hizmetine talip olmu?lard?r."

Rapora g?re hizmet g?n?ll? ger?ekle?tiriliyor. Hani en temel 'kutsal?n?z?' Ayet-i Kerimenin ifadesi ile '?ok az bir pahaya satma' durumu..

Raporda yer alan ?arp?c? notlar? izlemeye devam edelim. ?u c?mlelerde hareketin uluslar aras? boyuttaki ?e?itlili?ine ve hizmet zenginli?ine! i?aret ediyor:

"Bir yandan ABD ile ili?kileri s?rd?ren Fetullah??lar, di?er yandan da Vatikan, Fener Rum Patrikhanesi, Musevi Hahamba?? derken, farkl? ?lkelerin istihbarat servisleri tarafindan y?netilen-y?nlendirilen bir yap? olarak payla??lmaktad?r"
Peki bu k?ymetli hizmetin! i?eri?inde acaba neler yer al?yor?

Bu hizmeti esas itibar? ile 'co?rafyam?z?n, Bat?n?n taleplerine ?zellikle dini ve insani olarak haz?rlanmas?' olarak ifade edebiliriz ki bunun bir aya?? da T?rk d?nyas?nda icra ediliyor.
Fetullah G?len hareketi Sovyetler Birli?i'nin da??lmas?n?n ard?ndan, Sovyetlerin bo?altt??? alana g?z diken ABD-?ngiltere imparatorlu?una hizmet etmi?tir. T?rk d?nyas? i?in "Il?mla?t?r?lm?? ?slam", yani "?slam olmaktan ??km?? ?slam" form?l?n? ?reten ABD-?ngiltere ortakl???, do?rusu, Fetullah G?len'den daha iyi bir adres bulamazd?. T?rk d?nyas?nda bir anda kurulan G?len'e ba?l? okullar?n s?rr? i?te bu ince noktad?r! D?nemin Ba?bakan? B?lent Ecevit o nedenledir ki, yani bu okullar?n misyonunu, ni?in kuruldu?unu, izinleri kimin ald???n?, arkas?nda kimlerin var oldu?unu bildi?i i?indir ki ?lesiye savunmu?tur! Hatta o g?nlerde do?an tepkiler ?zerine G?len'in "istiyorsan?z T?rk Milli E?itimine devredelim" teklifi de asl?nda okullar?n arkas?ndaki g?c? hat?rlatma ve "zoru g?sterme" amac? ta??yordu.
Hablemito?lu bu tesbitlerinde yaln?z de?ildir. 1960’l? y?llardan beri G?len’nin s?r ekibinden olan eski misyon arkada?? Nurettin Veren yollar? ay?rd?ktan sonra i?erden g?zlemleri ile yerel ajanl?ktan sonra k?resel ajanl??a terfi etmenin, derin devletten k?resel ?ete ile i? tutman?n hikayesini anlat?yor.

Posted by fethullah-gulen at 6:40 PM EEST
Permalink
Turkiye'nin ajan borsasy ve Fethullah Gulen
Fetullah Gulen 6 yyldan bu tarafa ABD'de ya?yyor. Fethullah Gulen, hayat surdu?u Pensilvenya?daki ciftlikte, korunmasy ve imkanlary ile CIA'in 'cok ozel' himayesinde oldu?u biliniyor. Yani Fetullah Gulen gorunen o ki ABD'yi mesken tutmu? durumda.

Acaba Gulen'i Atlanti?in ote tarafynda tutup buraya getirmeyen ?ey nedir? Gulen kendisine sayfalaryny comertce acan kartel medyasyndaki demeclerinde bu konuda celi?kili beyanlarda bulundukca milletin kafasy iyice kary?yyor. Takiyye ustady Gulen, duruma gore kimi zaman sa?lyk, kimi zaman surgun, kimi zaman da ?artlaryn elveri?sizli?i bahanesine sy?ynyyor.

"Ulke ko?ullary musait de?il" ifadesi denklemi cozmeye yetmiyor. Cunku Gulen finans kurulu?lary ile, okullary, basyny-televizyonu hatta bakanlary-milletvekilleri ile Turkiye'de gercek anlamda bir iktidardyr! Hukumetin en etkili bakanlaryndan Cemil Cicek'in ifadesi ile "ne zaman isterse donebilir" Ancak buna ra?men Gulen donmuyor? Bu ko?ullar altynda Fetullah Gulen'i CIA'in himayesine alyp, ulkeye donmekten alykoyan "derin suc" acaba nedir?

Bu sorunun cevaby ANKA AJANSI'NIN 2003 tarihli haberinde gizli. ABD DI?Y?LERY'NYN RAPORU: ''FETHULLAH GULEN'Y DEVLET DESTEKLEDY''

ba?lykly ve bu gune kadar tekzip edilmeyen haberdeki ?u carpycy tesbit gercek her ?eyi acyklyyor: "GULEN, 1980'LERYN ORTALARINDAN, 1997'YE KADAR DEVLET TARAFINDAN DESTEKLENDY"

ABD Dy?i?leri Bakanly?y'nyn hazyrlady?y "2003 Uluslararasy Dinsel Ozgurluk"
raporunun Turkiye bolumunde, Tarikatlaryn 1920'lerden bu yana resmi olarak yasak oldu?u ifade
ediliyor. Ordu'nun, tarikatlary laiklik kar?ysyndaki en zararly tehditler olarak gordu?u vurgulanyrken, tarikatlaryn ya?amaya devam etti?i ve
yaygynla?ty?yna dikkat cekildi.

Milli Guvenlik Kurulu'nun, Yslami koktencilikle mucadelesinde, tarikatlara kar?y daha syky onlemler alynmasyny istedi?i belirtilirken, "Bununla
birlikte, bazy onde gelen siyasi ve sosyal liderler, tarikatlarla ve di?er Yslami topluluklarla ba?lantylaryna devam ediyor" ifadesi dikkat cekti.
Raporun bir di?er ilgi cekici bolumunu ise, halen ABD'de ya?ayan Nur tarikaty lideri Fethullah Gulen ile ilgili olan kysym olu?turdu. Raporda,
"Gulen, 1980'lerin ortalaryndan, 1997'ye kadar devlet tarafyndan desteklendi" denildi. Gulen'in, 2000 yylynda Terorle Mucadele Yasasy'na
dayanarak 5 ile 10 yyl arasy hapis cezasyyla kar?y kar?yya kaldy?y belirtilen raporda, Gulen'in, orduya syzma te?ebbusu icinde oldu?u iddiasyna da yer verildi. Gulen'in 5 yyl icinde bir ba?ka a?yr suca kary?mamasy halinde, davanyn du?ece?i de anymsatyldy.

ABD Raporunda 1997 yylyna kadar Turkiyede derin devletce kullanylan Gulen?in bu tarihten sonra ABD- Yngitere- Ysrail ve Vatikan dortgeninde duble ajan olarak kullanyldy?yndan bahsedip de?ifre edecek de?il herhalde.

Bu kritik soruya do?rudan cevap olmak uzere, yazylarynn bedeli olarak faili mechul cinayetin kurbany olan Dr. Hablemito?lu'nun yayynlady?y "Turkiye'deki Etki Ajany Borsasy: Fetullahcylar" isimli istihbarat raporundan bir bolumu aktaryyoruz:

"Bizzat kendi yanda?larynyn acyklamalaryna gore; hocaefendileri yakyn zamana kadar Turk devletinin istihbarat orgutlerine ajanlyk yapmaktaydy. Bir ba?ka ifade ile gerekli ve onemli buldu?u sakyncasyz bilgileri -syrf gizli ili?kilerin ve amaclarynyn ortulmesine yonelik olarak (second cover)-Turk ilgili makamlaryna iletmekteydi. CIA ile ba?lantynyn geli?mesinden sonra bu tur enformasyon hizmeti, (double-agent) statusu icinde bir sure devam etti. CIA ba?lantysy, Fetullahcylaryn ve de Hocaefendilerinin yerinde yani kendi vatanlarynda taraf de?i?tirmesi (defection in place) sonucuna yol acty. Ta ki bu carpyk ili?kiyi Turk Silahly Kuvvetleri ve MIT farkedinceye kadar!"
Y?te Fetullah Gulen'i Amerikalarda ya?amaya iten gercek neden bu. Raporun ifadesi ile 'double ajanlyk' Fetullah Gulen'in Turkiye'ye donmesinin onundeki en buyuk engeldir!

Posted by fethullah-gulen at 6:26 PM EEST
Updated: Tuesday, 30 August 2005 6:34 PM EEST
Permalink

Newer | Latest | Older